menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Deniz sahillerinin işgali: Kanunsuzluk ve zorbalık sistemleşti

31 0
24.07.2026

Fethiye’nin sahillerinden birinin kumsalında geçen bir olaya dair video:

Kumsal, aşırı kalabalık ve deniz dalgasının kıyıya vurduğu noktaya kadar olan alan, şezlonglar ve şemsiyelerle kaplanmış.

Deniz kenarında yürümek isteyen bir vatandaşla kendisini durduran ve oradan geçişini engellemek isteyen işletme görevlileri arasında geçen diyalog:

-Burası özel işletme?

-Sizin alanınız değil ki… Burası halkın…Deniz sizin mi? Deniz ve kum size mi bağlı?

-Burası bizim alanımız, Bize bakanlık tarafından kiraya verildi.

-Kiraya verilmedi siz burayı işgal ettiniz ve ceza ödüyorsunuz. Bu kiralama değil.

-Burada şezlonglarımız var; siz ne kullanacaksınız?

-Ben hiç bir şey kullanmayacağım; denizi kullanacağım ve sadece yürüyeceğim.

-Ücretsiz kullanamazsın

-Böyle bir ücret yasada yok. Sizden bir hizmet almıyorum.

Tartışma bu minvalde sürüyor.

Adını koymak gerekirse, tam bir eşkıyalık bu…

Ülkemizin kum ve güneşi bol, yaz tatili için elverişli, hemen tüm deniz sahilleri; otel, kamping, “beach club,” plaj adı altındaki işletmeler tarafından şezlonglarla, ahşap platformlarla, denizin sıfır noktasına kadar işgal edilmiş durumda…

Hatta işgal o kadar yoğun ve kesintisiz ki, sahil şeridi boyunca sıralanan otellerin ve işletmelerin arasından denize çıkabilecek küçük, dar bir aralık bile bulamıyorsunuz.

Özellikle Akdeniz sahilindeki işgallerin önemli bir bölümü; kumsalı bütünüyle duvarla kapatan, kamuya ait geçiş yolunu engelleyen, önlerindeki kumsalın tamamını şezlonglarla veya platformlarla kapatan oteller veya yazlık sitelerce yapılıyor.

Deniz kıyısında, sakince ve gönlünüzce yürümek istiyorsunuz, bir Deli Dumrul gelip “Hop!…Ben burayı işgal ettim; bana haraç ödemeden buradan geçemezsin!” diyor.

Yaz mevsimi boyunca, kumsalları ve deniz kıyısını ücretsiz ve serbestçe kullanmak isteyen vatandaşlarla, oraları işgal ederek kontrolleri altına alanlar arasında yukarıdaki gibi tartışma ve çatışmalar, her yıl Ege, Akdeniz ve Karadeniz sahilinde binlerce noktada yaşanıyor.

İşgal, ülkemizin normali olmuş.

Türkiye’deki sahiller, isteyenin istediğini yapabildiği; kanun ve nizamın sökmediği, devletin hükmünün geçmediği, adeta “orman kanunlarının” geçerli olduğu yerler haline geldi.

-Bulduğu yere çöken, etrafını çevirip bir mezbele haline getirerek gelenden gidenden haraç kesen mafya örgütleri ve çeteler mi ararsınız?

-Elde ettikleri yeri, yetkisiz ve mevzuata aykırı bir........

© Karar