İktidar muhalefetin boğazını sıkıyor
Münferit hadiseler değil. 19 Mart 2025’te şafak vakti polis timlerinin İmamoğlu’nu gözaltına almasıyla başlayan bir program çizgisinde adım adım muhalefetin boğazını sıkıyor. Halk TV’nin susturulması bunun son örneği.
Daha önce de yazdım. Merhum Şerif Mardin Hocamız 1966 yılında, yani tam 60 sene önce yazmıştı:
“Türkiye’de sürekli muhalefetin boğazının sıkılmasının yol açtığı en önemli kayıp sosyal ve iktisadi yaratıcılığın engellenmesi olmuştur…” (Türk Modernleşmesi, Sf. 190, İletişim Yayınları)
Ülkeye yatarım gelmiyor hatta bir süredir dışarıya gidiyorsa ve beyinler dışarıya göçüyorsa, aynı sebeptendir. “Sosyal ve iktisadi yaratıcılık” alanında bir durgunluk, bir keyifsizlik var, felir dağılımı feci… Mutsuzlukta 147 ülke arasında 97 sıradayız.
NEDEN YAYINLARA MÜDAHALE
Halk TV’ye kayyım atanacaksa niye polis ordusuyla gidiliyor? Birkaç sivil memur gidip tebliğ edemez miydi?
En önemlisi, MASAK’ı ilgilendiren bir durum varsa, Halk TV’nin ve daha önce kayyım atanan TELE1 ve diğer kanalların neden mali işlerine kayyım atanmakla yetinilmiyor da ilk iş yayınlara müdahale oluyor?
Düşünün ki, Türkiye’nin en saygın ekonomi yazarlarından Erdal sağlam milyarlarca liralık fon soygunu hakkında konuşurken, yayın kesildi, bir Yeşilçam filmi ekrana geliverdi.
Atanan kayyımlar neden çoğunlukla “bizden” seçiliyor, yayın politikaları neden değişiyor?
Ekrem........
