menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bozulan fiyat algımız ve açgözlülük

12 1
21.01.2026

Bizim yaş grubunun en büyük travmalarından birisi enflasyon canavarı idi. Fiyatlardaki yükselişin bir türlü durdurulamadığı, paranın her gün değer kaybettiği yıllar. Gazetelerde de bol bol enflasyon canavarı ile ilgili karikatürler olurdu. İnsanların çoğu ev, araba alabilmek için emekli ikramiyesi beklerdi, maalesef şimdi o da yok.

Üniversiteye başladığımda Ankara-Kırıkkale arasını neredeyse günlük yol yapmıştık ama birkaç ay sonra otobüs biletleri 3-4 haneli rakamlardan 5-6 hanelere fırladığı için hafta sonlarını bekler olmuştuk.

Bugün içinden geçtiğimiz enflasyonist ortam o yıllara benziyor ama arada birkaç fark var. Bugün enflasyon ile ilgili kimse ne espri yapabiliyor ne de imada bulunabiliyor. Zamlara da artık “yeniden değerleme” demeyi öğrendik.

Enflasyonun ana sebepleri bir kenara, ben bugün başka bir sebepten, en az hükümetin yanlışları kadar hayatımızı çekilmez hale getiren bir durumdan bahsedeceğim.

Türkiye kâğıt üzerinde ’u Müslüman bir ülke ama nedense ahlakımız çoğu yerde yerlerde sürünüyor.

Nedense tali konularda kavga etmeyi ana mevzulara göre tercih ediyoruz. Ahlak denilince çoğunluğun aklına sadece uçkur geliyor ancak akşam kuşağı programlarını izlediğimizde o konuda da maşallahımız olduğu görülüyor. Şikâyetlerimiz bile çoğu kez ahlaksız. Geçenlerde TV’de Cumhurbaşkanı’na torpilden şikâyet eden bir vatandaş torpil yapılmasından değil “partili olarak” kendisinin kayrılmamasından şikayet ediyordu.

Bunlar belki bizi aşan sorunlar ama aşmayanlarda var. Uzun süredir Türkiye’de fiyatlar sebepli sebepsiz sürekli artıyor. 1 Ocak itibarıyla de hemen her türlü ürüne zam geldi. Halbuki enflasyon........

© Karar