Patinaj illüzyonu
Erken sayılacak bir yaşta kaybettiğimiz çok kıymetli düşünürümüz rahmetli Prof. Dr. Vehbi Başer Hoca, uzun sohbetlerimizden birinde, ülkemizin siyasi, kültürel, ekonomik vaziyetini şöyle izah etmişti:
“Duvara çarpmış olduğu halde hâlâ ilerlemeye çalışan bir araba gibiyiz. Gaza basıyoruz, tekerlekler dönüyor. Patinaj yapan tekerleklerimiz tozu dumana katıyor; etrafa sağır edici gürültüler ve yanık kokuları yayılıyor. Ama duvara dayandığımız için yerimizden kımıldayamıyoruz! Gerçekte hiçbir mesafe alamasak da çıkarttığımız toz, duman ve gürültü, yolculuğa bir şekilde devam ettiğimiz illüzyonunu yaratıyor!”
Algıların olguların önüne geçtiği zamanlar
Siyasetçiler için ilerleme değil, ilerleme algısının yerleştirilmesi yeterli. Bu hâl, statükodan memnun olanları rahatsız etmiyor. Bilakis, konforlarını sürdürmelerini sağlayan bu illüzyona inanmayı, can-ı gönülden istiyorlar.
Ama düştüğümüz patinaj, lastikleri aşındırıyor, motoru tahrip ediyor ve yerimizden kımıldayamadığımız halde yakıtımızı bitiriyor.
Yani patinaj hali hiç “sürdürülebilir” bir hâl değil.
Kendini tekrar tuzağına düşmek ölüme götürür
Öğrendiklerimizi daha sağlıklı, güvenli, huzurlu, mutlu bir hayat inşa etmek için kullanırız.
Yanlışlarımızı tekrarlamamaya, doğrularımızı geliştirmeye çalışırız.
Fakat hayat sürekli pozitif yönde ilerleme göstermez; inişli çıkışlı bir yolculuktur.
İniş........
