Kırılgan biz: Kolektif narsisizm ve güç arayışı
Türkiye'de siyasi tartışmalar çoğunlukla liderlerin etrafında döner: Kim iktidara gelecek, kim düşecek, kim kurtaracak, kim mahvedecek?
Bu soruların altında yatan psikoloji üzerine ise pek konuşulmaz.
Psikoterapist Dr. Murat Paker'in analizlerine göre, toplumun güce duyduğu aşırı ilginin kökleri büyük ölçüde kolektif narsisizmde yatıyor olabilir.
Bu yazıda ondan öğrendiklerimi aktarmaya çalışacağım.
Narsisizm kavramı, gündelik dilde genellikle "kendini beğenmişlikle" özdeşleştirilir. Ancak bu, yüzeysel bir okumadır. Özünde narsisizm, kişinin özdeğerini düzenleme biçimidir.
Sağlıklı narsisizmde birey kendini değerli hisseder, başarısıyla gurur duyar. Bu gurur böbürlenmeye dönüşmez, eleştiriye kapıyı kapatmaz ve başkalarına empati kurma kapasitesini yok etmez.
Patolojik narsisizmde tablo farklıdır. Özgüveni düşük, kırılgan ve yetersiz benlik, eleştiriye de empatiye de izin vermeyen büyüklenmeci bir zırhla örtülür.
Bu dinamik, bireyde kalmaz; kolektif seviyede grup aidiyeti, kişinin benlik değerini yansıtan bir “dev aynası” işlevi görür.
“Dinim, milletim, liderim üstündür, o yüzden ben de değerliyim”
Kolektif narsisizm, aidiyet hissedilen grubun (millet, devlet, etnik kimlik, hatta futbol kulübü) istisnai ve üstün olduğu ancak başkalarınca yeterince takdir edilmediği inancına yaslanır. Bireysel narsisizmden farkı, ‘ben’in değerinin........
