Türkiye İsrail gerilimi savaşa varır mı?
İki ülke arasında adına savaş denilecek noktaya gelmek kolay değil ama son dönemde yaşanan gerilim hem geçmişe hem geleceğe dair önemli bir eşiği işaret ediyor. Bugüne hemen gelinmedi, kısa süreli bir arabuluculuk ya da arka kapı diplomasisiyle çözülebilecek bir sorun da yok önümüzde. Mesele ciddi.
İsrail oldum olası bölgede tüm ülkelerin hava sahalarını ihlal eden bir pratiğe sahip. Türkiye de bu riske karşı savunma kapasitesini sürekli gözden geçiriyor. Nitekim Suriye’nin düşürdüğü Türk F-4 uçağı aslında İsrail hava kuvvetlerinin daha önce ihlal ettiği bir noktada güçlendirilen savunma sistemlerini test etmek için oradaydı.
Ancak bir yanda Türkiye’nin Afrika boynuzundan Körfez’e uzanan sahada askeri ve siyasi varlığını güçlendirdiği diğer yanda İsrail’in 7 Ekim sonrası bölgede saldırmadığı ülkenin neredeyse kalmadığı bir dönemde Türkiye’nin güney sınırına 60 kilometre uzaklıktaki bir üssün İsrail tarafından vurulması meselenin teorik bir tartışmadan her an çıkabileceğini gösteriyor. Üstelik saldırının asıl hedefinin Şam’ın savunma kapasitesi değil Ankara’nın muhtemel askeri genişlemesi olduğu da açıkça ifade edildi. ABD’nin bölgeden çekildiği, İran savaşının güvenlik ve düzen boşluğunu daha açık ettiği bir dönemde yeni düzenin nasıl ve kim(ler) tarafından kurulacağına dair ciddi bir rekabet var.
İki ülke arasındaki gerilim göründüğü kadar basit değil. Birbiriyle çelişkili görünen birçok dinamik aynı anda işliyor. Türkiye Gazze katliamları ve İran savaşı sırasında bile İsrail’e akaryakıt akışını kesmedi. Ticaretin sonlandırıldığı iddiasına rağmen de İsrail yerine Filistin’le ticaret patladı. O kadar çeliği Filistinlilerin ne yaptığı koca bir soru işareti olarak duruyor.
Her iki ülkede de iktidarların birbirine karşıt söylemleri seçmen........
