Ekonomide “olmuyorsa zorlama” dönemi
Ekonomideki kalıcı krizle başa çıkmak imkansızlaşınca bir tür ekonomisiz yönetim modeline geçmeye başladık. Yüksek enflasyon rallisi sekiz seneyi geçti. Hedef üzerine hedef ama hepsi başarısız. Dünya, pandemide bir ara hatırladığı enflasyonu yeniden unuttu biz ise hala didişiyoruz. Önce tek hane, sonra 20 olsa iyidir demeye başladık; olmadı üç senedir yüzde 30’un altını başarı saymaya karar verdik. O da tutmadı. Merkez Bankası’na bakın, enflasyon hedefini iki katından fazla sapmayla yukarıya revize etti. İki sene oldu faiz de düşmüyor. Aynı süre içinde Türk Lirası’nı değerli tutmak için döviz satışı da devam ediyor. Netice? Olmuyor ekonomi yönetilemiyor. Gele gele madem ekonomiyi yönetmeyi beceremiyoruz oluruna bakalım noktasına geldik. Olmuyorsa zorlama modeli.
Ne var ki ekonomi enflasyondan ibaret değil. Böyle zannetmek, zaten ağır aksak ilerleyen, eksik ve rekabetten uzak sanayiyi olduğu yerde geriletiyor. Sanayicilerin feryadı malum: “Enflasyonla mücadele uğruna sanayimizi feda ediyoruz. Artık bıçak kemiğe dayandı!”
“Enflasyonla mücadele uğruna” ama enflasyonla mücadele de fiyasko…
Bir ekonomi sekiz yıldır krizde olamaz ama oluyor. Türkiye gibi bir ülke dünyanın en yüksek fiyatlarıyla, en pahalı döviziyle ve en büyük faiz vaadiyle........
