menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çözüm sürecinin ne getirmeyeceği belli olsa da

37 0
06.06.2026

En temel meselemizin, temel meseleleri çözememek olduğunu bir kez daha hatırlayalım. Yılları, on yılları kuşatan ve birlikte yaşanması zor ve maliyetli problemlerimizi çözemiyoruz. Sırtımızdaki ağır yükleri taşıyoruz, bedelini ödüyoruz, yılları kaybediyoruz ama çözemiyoruz.

Sadece hukuka, demokrasiye, insan haklarına veya bir arada yaşamaya dair olanları değil ideolojik kamplaşma içermeyen meseleleri de çözemiyoruz.

Mesela şehirleşmeyi ve buna bağlı depreme karşı hazırlık problemini. Asla çözemiyoruz. Son çeyrek yüzyılda inşaata, betona yapılan orantısız yatırıma rağmen ülke hala depreme karşı hazırlıksız ve hatta çaresizce bekliyor. Neye rağmen bekliyor? Birbiri ardına yaşanan ağır, yüksek ölçekli ve çok ölümlü deprem tecrübesine rağmen. Yenisini ve en muhtemel, en felaket olanını bekliyoruz ama çözüm için hamle yapamıyoruz.

Tarım… Şüphesiz insanlık için stratejik alanlardan birisi ve Türkiye’nin de bu istikamette imkanları geniş. Gelin görün ki her yıl ekilen alan azalıyor, her yıl tahıldan ete kadar ithalat artıyor. En kolay çözülebilecek mesele de böyle büyüdükçe büyüyor.

Eğitim sorununu da çözemiyoruz. Herkesin........

© Karar