Emeğin bereketi servetin sınavı
İnsanlar için hayatın rutini, meşru yollardan çalışıp kazanarak hem kendilerinin hem sorumluluğu altındakilerin nafakasını sağlamak, ayrıca ülkelerinin gelişmesine katkı yapmaktır. Kur’ân-ı Kerîm, Müslüman birey ve toplumların dinî inanç ve yaşayışlarını düzenlemenin yanında, dünyevi hayatlarını huzur içinde geçirmelerini sağlamayı amaçlayan düzenlemeler de getirmiştir.
Yüce Allah Kur’an’da, hitap ettiği toplumun o zamandaki iş ve çalışma şartlarına ve alışkanlıklarına göre, “geceyi dinlenme, gündüzü maişet temini” için yarattığını bildirir (Nebe’ 78/9-11; keza bk. Kasas 28/72-73). A‘râf suresinin 32. ayetinde dünya nimetleri için ‘Allah’ın ziynetleri’ ve ‘hoş rızıklar’ denilmiş; Cuma suresinin 10. ayetinde de Cuma namazını kıldıktan sonra yeryüzüne dağılarak ‘Allah’ın lütfundan’, yani bu ‘hoş rızıklar’dan nasibimizi almamız buyurulmuştur.
Kur’an, ‘insan için çalışıp çabalamanın dışında’ bir yol olmadığını ve emeğinin sonucunu göreceğini, karşılığının kendisine eksiksiz verileceğini haber verir (Necm 53/39-41). Gerçi klasik kaynaklarda bu ayetler, insanların dünyadaki iman ve dinî amellerine göre ahirette karşılığının kendilerine verileceği şeklinde yorumlanmıştır; fakat bu ifadeleri, ahiretle birlikte dünya işlerinde de dürüstlükle çalışıp kazanmanın Allah katındaki........
