Sonunda İzmir’i de aldık Elhamdülillah
Nedense son günlerde, memleket sorunlarıyla ilgili zerrece bir şey yazmak gelmiyor içimden. Çünkü bu ülkede sözün de yazının da hiçbir anlamı kalmadı artık. Doğal olarak böyle bir haleti ruhiye içinde bütün kelimeler, bir belirsizliğe doğru uçup gidiyor gibi sanki…
Oysa yaşadığımız derin ekonomik krizi, eğitimin içler acısı halini, dış politikada nerede duracağımıza bir türlü karar veremediğimiz için savruluşumuzu görüp de bir şey yazmamak hiç adil değil.
Şu yaşadığımız akıl tutulmasına bakar mısınız… Borsadaki asrın soygununda, iktidar nezdinde teveccühe mazhar olmuş bir takım imtiyazlı kesimler, yüzbinlerce insanın paralarına çökerek milyarlarca lirayı ceplerine indirmişler ama bu soygunu görmesi ve engellemesi gerekenlerden hesap soran yok, sorulacağı da şüpheli…
Şimdilik milletin malını cukkalayanlardan sadece birkaç kişi, aldıklarının bir bölümünü iade etmişler. Görünen o ki bu eylemlerinden dolayı yargılanmaları gerekirken, muhtemelen tereyağdan kıl çeker gibi bu işten sıyrılacaklar…
Hukukun, adaletin ülkede esamesi bile okunmuyor artık. Asrın soygununda malı götürenler, şefkatli muamele görürken, halkın özgür iradesiyle seçilen muhalif belediye başkanları kelepçeli görüntülerle cezaevine gönderiliyor ama kimse bu nasıl ikili bir adalet sistemi diye sormuyor.
Siyasette yaşanan ahlaki çürümeyi görüp de memleket adına hayıflanmamak mümkün değil.........
