menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir yoksullaştırma mekanizması olarak yüksek faiz oranları

27 0
17.03.2026

Amerikan Merkez Bankası (FED) faiz kararlarını açıklayacağı gün bütün dünya ‘acaba FED 0,25 (çeyrek) puanlık bir faiz indirimi mi yapacak yoksa 3,50 - 3,75 aralığındaki faiz oranlarını sabit mi bırakacak’ diye TV’lerin karşısında adeta nefesini tutar ve karar saatini bekler.

Türkiye’de de pek çok kişi açıklamayı beklerken, kararın etkileri konusunda sonsuz sayıda analiz okur, dinler, izler.

Bazıları da amerika’daki “bu düşük faiz oranlarına gıptayla. izler; öyle ya, Türkiye’de faizler 7 - @ ve Amerika’da %3,5 - % 3,75.

Bilgi: Bugünlerde Amerika’da “reytingi orta, iyi veya mükemmel” olan Amerikan tüketicisi, bankalardan kullandığı tüketici kredilerine, reytingine bağlı olarak, %8 - 6 faiz oranlarıyla borçlanmaktadır.

Reytingi düşük olanların ödediği faiz oranları inanılmaz yüksektir: 6’dan başlar ve `0’e kadar yükselir.

Payday Loan adında bir kredi türü var: Vadesi bir aydan daha kısa ve maksimum kredi tutarı 700 dolar olan bir kredi türü.

Örnek: Diyelim ki ayın ortasında arabanın camı kırıldı ve 100 dolar ihtiyaç oluştu.

15 gün vade ve 100 dolar için 8 dolar faiz isteniyor. 15 gün için istenen 8 dolar faizin yıllık bileşik faizi I4’e geliyor.

Milyonlarca insanın bu yıl Payday Loan kredisinden 40 milyar dolar civarında kredi kullanacağı tahmin edilmektedir.

Payday Loan kredisinin yıllık bileşik faizi 90 -`0 civarında seyretmektedir. (Yanlış yazmadım yıllık yüzde altı yüz faiz oranı öderler)

Amerika’da, konut kredileri hariç, tüketici kredi faiz oranları reel olarak çok yüksektir.

Yasalar ve düzenlemeler yüksek faizlere karşı tüketicileri korumaz.

Amerika’da sokakta yaşayanların önemli bir kısmının geçmişlerinde finansal iflaslar yaşadığı biliniyor.

Tüketici kredileri Amerika’da tam bir “yoksullaştırma ve iflas ettirme mekanizması” gibi çalışır.

Kapitalizmin en belirleyici temel ilkesi olan “fiyatlama” kredilerde de devreye girer: Reytingi yüksek olan müşteriyi düşük faiz oranıyla ve reytingi düşük müşteriyi de yüksek faiz oranıyla fiyatlandırmak.

Basitçe söylersek: Amerika’da zengin düşük ve fakir yüksek faiz oranları öder.

Acaba Türkiye’de durum nedir?

TÜRKİYE’DE TÜKETİCİ KREDİLERİ

Türkiye’de 6 Trilyon TL civarında tüketici kredileri hacmi var; bunun yaklaşık yarısı kredi kartı.

Tüketici kredilerinin GSYH oranı dikkate alındığında tüketici kredilerinin, Türkiye’de, diğer akranlarına göre göreli olarak çok düşüktür diyebiliriz.

2024 yılbaşından bu yana geçen 26 ayda kullandırılan ihtiyaç kredilerinin (KMH dahil) faiz oranı ortalama p,88 olmuş.

Aynı dönemde ticari kredilerin ortalama faizi de X,51 olmuş.

Böylece tüketici kredilerinin bankalara getirisi, ticari kredi getirilerinden ! daha yüksek gerçekleşmiş.

Düşük gelirliler aldıkları kredileri, her zaman tam zamanında ödeyemedikleri için ilaveten bir de çok yüksek “gecikme faizi” öderler; gecikme faizleri, bu yüksek oranlara dahil değil.

Maalesef Türkiye’de tüketiciler sadece bankalar tarafından değil; devlet tarafından da acımasız bir şekilde sömürülüyor.

Tüketicinin, aldığı kredi karşılığında ödediği tek bedel faiz değil; ilaveten devlete BSMV, KKDF vergileri ve bankalara komisyonlar öder ve sigorta ürünleri almaya zorlanır.

Tüketiciler p,88’e faize ilaveten, bu faizin % 30’u (!,18) oranında da BSMV ve KKDF ödediler.

Toplamda: p,88 (Faiz) 10,63 (BSMV) 10,63 (KKDF) = ,14

Bankasına göre değişmekle beraber tüketiciler, kredi ve vergilere ilaveten komisyon ve sigorta masrafları da öderler.

Bugün için de faiz oranlarında çok büyük değişik olduğu söylenemez: KMH dahil ihtiyaç kredileri faiz oranı: b,1; BSMV ve KKDF ,6 ve masraflar %3. Toplam: ,7

Enflasyonun 1,53 ve kredi faizi ,7.

“Kat kat faiz” ne........

© Karar