menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk usulü bir süflilik

54 0
30.06.2026

Pazartesi sabahları yazı yazmak kolay değil; çünkü Pazar günleri pek az şey oluyor memlekette.

O yüzden güncel olan ama günlük olmayan konuları önceden düşünmüş, hatta biraz ders de çalışmış oluyorum pazartesi sabahı yazmak için.

Örneğin bugün yaklaşan NATO zirvesi, bu zirvenin temel konusu olan ABD’nin artık daha az yer alacağı Avrupa savunmasının nasıl sağlanacağı, Türkiye’nin NATO içindeki önem ve işlevinin artıp artmayacağını yazmayı planladım.

Kendimi hazır hissediyorum bu yazıyı yazmaya aslında ama sabah necip Türk medyasını tararken bir büyük hata yaptım.

İki üç gündür Tamar Tanrıyar diye bir kadından söz edildiğine, onun sosyal medya paylaşımlarına ilişkin haberler gözüme çarpıyor. Tamar Tanrıyar’ın kim olduğunu, onun sosyal medyada söylediklerinin neden önemsendiğini bilmiyorum, o yüzden bu haberleri geçip gidiyordum.

Pazartesi sabahı işim biraz erken bitip vaktim kalınca, Tamar Hanımla ilgili (ki arada savcılık hakkında yakalama kararı almıştı, o ise 23 Haziran günü bir tekneyle yurt dışına çıkmıştı) haberleri tıklamaya karar verdim.

Kimdi bu Tamar Tanrıyar, onu merak ediyordum.

Baştan söyleyeyim, merakımı gideremedim. Tamar Tanrıyar, anladığım kadarıyla bir zamanlar (bundan 40 yıldan fazla zaman önce) Milliyet gazetesinin spor servisinde çalışırken tanıdığım, sonra da yaşadığı değişimi dehşet içinde izlediğim Can Tanrıyar’ın son eşiydi.

Tamam ama neden siyaset hakkında, diyelim Özgür Özel, diyelim Ekrem İmamoğlu, diyelim Sözcü gazetesi, diyelim Turkuvaz Medya hakkında söyledikleri ciddiye alınıyor, önemseniyor ve tartışılıyordu, bunu hala bilmiyorum.

Özgür Özel, sürekli kendisi aleyhinde atıp tuttuğu anlaşılan Tamar Tanrıyar için bir........

© Karar