menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsan-kültür-yapay zekâ

62 0
12.04.2026

İnsan kültürle yaşar. Bu ifade mecaz değil. Geçen asrın başında bir kabile kültürünü unuttuğu için yok olmuş. Kanada’nın kuzeybatısında, Hudson Körfezi’ndeki Southampton adasında Sadlermiut kabilesi yaşarmış. Amerika kıtasının birçok yerlisi gibi onlar da beyaz adamın gelişiyle nüfuslarının çoğunu kaybetmiş. Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’te, yerlilerin çoğu beyaz adamı görmeden onun getirdiği mikroplarla öldüler, diyor. Sadlermiutlar da bağışıklık edinmedikleri beyaz adam hastalıklarına maruz kalmış. Önce ihtiyarları ölmüş. İhtiyarlarıyla birlikte kültürleri. Bu grubu araştıran bilim adamları, kayakların nasıl yapılacağını, buzun altındaki balığı, foku nasıl avlayacaklarını unuttuklarını söylüyor. Bu unutuştan ötürü açlık çeken kabile 58 kişiye düşüyor. Son darbeyi 1902-1903 yılında Active adlı bir balina avcı gemisi vuruyor. Active’deki hasta bir tayfayla gelen mikrop bir kadın ve dört çocuk dışındaki Sadlermiutları öldürüyor. 1908’de Sadlermiut’lardan sadece iki çocuk kalmış ve bunların eski kültürlerinden hiç mi hiç haberi yokmuş.

Varlığı yaşatan, yokluğu öldüren bu kültür denen şey neyin nesi? Sosyolog Ernest Gellner’in bombastik bir ifadesi var. Kültür lisandır diyor. Şöyle söylüyor: “Dil kültürün bir bileşeni değildir. Dil, kültürdür.”

Yüzde yüz olmasa da en az yüzde doksan doğru bu. İnsan topluluklarını bir arada tutan masallar, mitoloji, destanlar, din, hep lisanla nesilden nesile geçer. Tarih bilgisi ve şuuru da. “Biz” hissini veren dille aktarılan kültürdür. Görerek ve taklitle aktarılan kültür unsurları da yüzde on diyelim.

Şimdi bir uzun atlama yapıp yapay zekâya, yapay zekânın bana söylediklerine geleceğim. Cuma yazımda, Claude’ın........

© Karar