menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Havlamayan köpek

66 0
17.04.2026

Bugün köpeklerden söz etmek istiyorum. Havlayan köpeklerden ve özellikle havlamayan köpeklerden. Şimdi nereden esti diyeceksiniz? Epstein evrakından esti. Epstein, 2011 Nisan’ında, her şeyde ortağı Ghislaine Maxwell’e yazdığı e-postada şöyle diyor, “Havlamayan köpeğin Trump olduğunu anlamanı istiyorum. Mağdur, benim evimde onunla saatler geçirdi fakat bir defa bile adı anılmadı.” Mağdur diye bahsettiği kullandıkları genç kadınlardan biri, Virginia Giuffre.

“Havlamayan köpek”, Sherlock Holmes’in yaratıcısı Sir Arthur Conan Doyle’ın Gümüş Alev (Silver Blaze) isimli dedektif hikâyesinden mülhem. Gümüş Alev’den önce insanlar sadece havlayan köpeklerle ilgilenir, havlamayanlara pek dikkat etmezlermiş galiba. Detektif hikâyelerinde de siyasette de.

Gümüş Alev’deki şu diyalog yazarın dehasına nefis bir örnek:

Gregory (Scotland Yard detektifi): Dikkatimi çekmeyi arzu ettiğiniz başka bir nokta var mı?

Sherlock Holmes: Gece boyunca köpeğin tuhaf davranışı.

Gregory: Köpek gece boyunca hiçbir şey yapmadı.

Sherlock Holmes: İşte tuhaf davranış bu.

Bahis konusu gecede şampiyon at, Gümüş Alev, ağıldan çıkarılmış, tanınmasın diye boyanmış, kasten sakatlanmış, sonra da başıboş bırakılmıştı. Atın eğiticisi arazide ölü bulunmuştu. Sherlock’un yakaladığı detay şudur: Bu işleri çeviren, köpeğin yakından tanıdığı biri olmalı. Yoksa köpek havlardı! Hikâyenin sonunda her şeyi ölü eğiticinin yaptığı anlaşılır. At onu sakatlayan adamı, eğiticisi de olsa, bir çifte darbesiyle öldürmüş. Detektif hikâyelerinde ölülerin suçlu yapılması alıştığımız........

© Karar