Demokrasi ve barış tüm insanların…
Biri sövüp sayarsa kızarsınız. Bu doğal. Ama sövüp sayılmasından daha çok kızdığım bir başka davranış aptal yerine konmak. Aptal yerine konmanın yanında küfür daha bir mertçe kalıyor. Hâl böyle iken halkı sürekli aptal yerine koyan siyaset lafazanlıklar kesilmiyor. Bunlara hak ettikleri kadar kızılmıyor. Niçin derseniz, galiba insanlar bir takım siyaset erbabının yarı yalanlarını kanıksamış. O kadar kanıksamış ki kırk yılda bir doğru bir söz söyleseler, onu da “Acaba bunun da altında ne yalan var?” diye dinliyor. Dosdoğru siyasetçiler alınmasın. Kastim daha onlara değil.
Bakınız, “Terörsüz Türkiye” diye bir lafla işe başlandı. Dikkatli ve nefis bir seçim. “Çözüm süreci” denemezdi. Çünkü Çözüm Süreci’nin hendek terörü ve akıttığı şehit kanı henüz hafızalarda tazeydi. Onun için “Terörsüz Türkiye” dendi. Kim karşı çıkabilirdi ki? Yoksa siz terör mü istiyorsunuz? Terör yanlısı mısınız? Bugün yaptığınız aslında çözüm sürecinin ısıtılıp masaya tekrar servis edilmişidir diyenlere tam bu sorularla saldırıldı.
BİZ TERÖRİST DEĞİLDİK Kİ
Fakat ilk birkaç haftadan sonra bu kelimeler patinaj yapmaya başladı. Çünkü muhatap alınan teröristler yaptıklarının terör olduğunu kabul etmiyordu ki. Onlar hani şu “halk öz savunma birlikleri”ndeki gibi öz savunma, nefis müdafaası yaptıkları iddiasındaydı. PKK öz savunma teşkilatıydı. Meşhur- doğrusu bednam – son komisyon........
