menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ayna ayna söyle bana…

90 7
28.03.2025

Konumuz kamu yolsuzluğu…

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu 2015 yılı başında “Siyasi Etik Yasası” çıkartacaktı. Bu yasa ile kamu gücünü kullananların yolsuzlukları önlenmeye çalışılacaktı.

O dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün sonraki Bakanlar Kurulu toplantısından önce AK Parti Yönetim Kurulu üyelerini akşam vakti toplamıştı ve şu sözleri kamuoyuna yansımıştı: “Böyle şeyler açıklanmadan istişare yapılmalı.”

Davutoğlu’nun Şeffaflık Paketi ile TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleri, genel merkez yöneticileri, il ve ilçe başkanlarına mal bildirim zorunluluğu getirilmesine Cumhurbaşkanı Erdoğan sıcak bakmayarak “Böyle giderse görev alacak il ve ilçe başkanı bulamazsınız” demişti.

***

Bu yaşanılanlar aslında bir gerçeğin itirafı şeklindeydi. Türkiye’de siyaset maalesef yolsuzluk üzerine kurulu şekilde işliyor. Bunun A partisi B partisi fark etmiyor. Hatta bunun Merkezi Yönetimi ve/veya Yerel Yönetimi de fark etmiyor.

Türkiye bir başka gerçekle de yüzleşmiş durumda: Kim ne konuda iddialı ise tam da o konuda ülkeye en büyük zararı veriyor. Tansu Çiller’in ekonomi profesörlüğü döneminde maalesef ülke ekonomisi en büyük yapısal yıkımları yaşamış ve büyük durağanlığa girmişti.

Benzer bir durum Adalet ve Kalkınma Partisi için de geçerlidir. Bugün ülkemizde yıkılan en temel iki kavram adalet ve kalkınma olmuştur.

Ama AK Parti’nin bir başka yıkımı daha vardır. İktidara gelirken 3 Y dedikleri yolsuzluk-yoksulluk ve yasaklar. Bu........

© Karar