menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Schopenhauer ne demiş, biliyor musunuz?

246 0
11.10.2026

Gazetelere göz atar, ekranlarda neler konuşulduğuna kulak verirken, ülkemizde yaşamanın herkes için çok daha zorlaştığını düşünmeden edemiyorum.

Özellikle içinden geçtiğimiz şu günlerde…

Patenti bu isimle bir kitabı bulunan Haluk Şahin’e ait olan “Türk olmak kolay değil” kabulü bir kez daha doğrulanıyor.

Her ülkenin sorunları, vatandaşlarının da çözüme kavuşturulması gereken sıkıntıları var; ancak bizde ülke sorunlarını çözmek, vatandaşların sıkıntılarını sona erdirmek için çaba göstermesi gerekenler, neredeyse her gün, ülkenin sorunlarına yenilerini eklemeyi, vatandaşların sıkıntılarını daha da derinleştirmeyi beceriyorlar…

“Politikacılar olmasa iyi olacak” diyeceğim, ama bu imkansız; “Acaba hiç konuşmasalar mı?” noktasındayım.

Olmayacak duaya “Amin” demek benim yaptığım…

Türkiye’de uygulanan yönetim tarzının ismi demokrasi. Cumhuriyet’in niteliklerini belirleyen anayasa maddesinde bu vurgu var. Demokrasilerde halkın kendisini seçtiği temsilciler eliyle yönetmesi kuralı bulunuyor. Yerelde de devlet yönetiminde de meslek hanesinde ‘politikacı’ yazması gereken insanlar gerekiyor.

Politikacıların olmadığı bir sisteme demokrasi denemez.

Öyle, ama politikacılar da sanki kendilerinin olmadığı bir sistem özlemi içerisinde imişler gibi bir izlenim vermiyorlar mı?

Sadece ülkemizde değil, pek çok başka ülkede de…

İşimiz onlarla değil, biz kendimize bakalım.

Şu sıralarda çok sayıda muhalif politikacı cezaevinde.

Her geçen gün cezaevindeki politikacı nüfusuna yenileri katılıyor. İktidar sözcüleri bunu çok doğal karşıladıklarını belli ediyorlar. Ellerinden gelse -ki........

© Karar