Mehmet Şimşek’e rağmen ekonomi neden düzelmiyor?
24 Şubat 2022’den bu yana Rusya’yla savaşan Ukrayna’da yıllık enflasyon Şubat 2026 itibarıyla yüzde 7,6. Aynı savaşın tarafı olan Rusya’da ise yıllık enflasyon yüzde 5,9; politika faizi de yüzde 15,50 düzeyinde.
Çok şükür ne savaş halindeyiz ne de ülke içinde bir iç çatışma yaşıyoruz. Buna rağmen Türkiye’de enflasyon, iktidarın TÜİK’i eliyle budanmış verilerine göre bile yüzde 31,53. Piyasaların güvendiği ENAG’a göre de bu oran yüzde 54,14.
Durumun vahametini göstermek için savaş halinde olan Rusya ve Ukrayna örneğini verdim.
Buna rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan enflasyon oranının yüzde 31 olmasını büyük bir başarı olarak sunuyor:
“2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği bir yıl oldu. Enflasyon yüzde 30,89'la son 49 ayın en düşük seviyesine indi.” (27 Ocak 2026)
49 ay önce yani 2022 yılında enflasyon oranı yüzde 69.97 seviyesindeydi. Ama soru şu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildiği 2018 yılında ülkemizde enflasyon oranı kaçtı? Yüzde 20.30.
Yani Erdoğan’ın 2018 seçimlerinde miting meydanlarında “belini kıracağım, omurgasını felç edeceğim” dediği enflasyon oranı, evet, yüzde 20.30’du, politika faizi de 17.75’ti. Sekiz yıl önce CB sisteminde enflasyon ve faiz oralarının kalıcı bir biçimde düşük ve tek haneli olacağını söylüyordu sekiz yılın sonunda enflasyonun son 49 ayın en düşük seviyesine indirmesini büyük bir başarı hikayesi olarak sunuyor, iktidarının takdir edilmesini istiyor.
2007-2008 yıllarında enflasyon yüzde 7-8 civarındaydı. Erdoğan 2018 yılına kadar enflasyonu yüzde 20’ye çıkarmış, sonra “faiz sebeptir” politikasını dayatarak yüzde 67.97’ye fırlatmıştı. Mehmet Şimşek’i çağırarak faizi yüzde 50’ye kadar tırmandırmış, enlasyon yüzde 30.89’a inmişti. Devr-i iktidarındaki enflasyon serüvenine ve “faiz sebeptir” politikasına hiç temas etmeyen Cumhurbaşkanı şimdi dünyanın yine en yüksek enflasyon oranlarından biri olan yüzde 30’u zafermiş gibi sunuyor.
Sanki araya başka bir iktidar girmiş, enflasyonu yüzde 70’lere taşımış; AK Parti de ilk defa 2023’te iktidara gelip bu tablonun faturasını temizlemiş gibi bir propaganda yapıyor iktidar. Oysa tablo basit: Sorunun sahibi de sonucunu başarı diye pazarlayan da aynı siyasi iktidar. Türkiye’yi uçuracağını, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokacağını vaat ettiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, ülkeyi refaha değil ağır bir ekonomik aşınmaya sürükledi, ülkeyi uçurumun kenarına getirdi bıraktı.
Bir ülkeyi yüzde 20 enflasyondan yüzde 70 enflasyona taşıyıp sonra yüzde 30’a inişi zafer diye sunmak, başarı değil, hafızayla alay etmektir. Ama burası maalesef........
