Zorla güzellik inan ki olmaz
Maksadı ne, Bahçeli niye CHP'nin birliğini korumakta bu kadar ısrar ediyor, anlaşılmaz değil.
Asıl anlaşılmaz olan, AK Parti'nin sessizliği. O niye müdahalelere karşı siyasetin demokratik işleyişini savunmuyor? Muamma bu.
Bahçeli, başından beri CHP'ye kayyum atanmasına karşıydı. Doğru ve mümkün değil, diyeli bir yıl oldu.
Mutlak butlan çıktı çıkacakken de CHP'nin içinin karıştırılmasına, bölünüp parçlanmasına ve hukuken zedelenmesine müsaade etmemeye çağırdı.
Ama Kılıçdaroğlu müsaade etti. 'Var mısın, yoksan butlan niye çıksın', seslenişlerine 'varım, buradayım, göreve de hazırım' çıkışıyla davetiye bile çıkardı.
'Davetiye çıkarmasa belki de butlan çıkamayacaktı' görüşü yabana atılabilir mi?
Bayram hediyesini aldı, muradına erdi. Fakat anlamazdan gelince MHP lideri bu kez isim vererek Kılıçdaroğlu'na çağrısını tekrarladı. Diyor ki:
“Kılıçdaroğlu, 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Özel ile görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir.”
AK PARTİ'NİN SESSİZİĞİ: NEREDEN NEREYE?
Sasece dış halkadaki birkaç AK Parti'linin ikazları duyuluyor. Ancak onlar da gazeteci görünümlü iktidar borazanlarının renk vermesinden rahatsız.
Kılıçdaroğlu'nu desteklediklerini o kadar belli etmesinler, taraf tutmuyormuş gibi yapsınlar, diye uyarıyorlar. Mutlak butlandan yana, Özgür Özel'e karşı görünmeyi yanlış buluyorlar.
Ayıp, bize yakışmaz diye değil. Dertleri zevahiri kurtarmak, hepsi o.
Ziya Paşa'dan "sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın" dizesini üstlerine almamanın rahatlığı içindeler.
Halbuki... Ana muhalefeti kimin yöneteceğine partililerin değil de yargının karar verdiği bir müdahaleye taraf ve taraftar olmadıklarını göstereceklerse en iyi yolu çıkıp söylemektir.
AK Parti Sözcüsü niye utamma belâsına da olsa hiçbir şey söylemiyor?
Böyle miydi oysa AK Parti'nin........
