menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SAHTE

11 0
08.10.2026

Herkesin mutabık olduğu, şikâyet ettiği ama bir türlü değişmeyen ve daha da artarak süren sahte bir dünya oluşurken, insanların özne olduğu bu yapmacık düzenin, önümüzdeki sürecin daha da kötüleşeceğine işaret ettiği görülüyor.

Her şey yapmacık olmuş. Adeta herkes rol kesiyor; hepimiz, değme tiyatroculara taş çıkartırcasına büyük bir tiyatro sahnesindeyiz. Varsa yoksa sanal âlem, yapay zekâ, yapay fotoğraflar, yapay ilişkiler ve kişisel çıkarlar.

Sosyal medyada arkadaşı veya akrabasının vefat haberini paylaşan birisine onlarca taziye mesajı gelirken, gerçek hayatta karşılaşıldığında sanki hiçbir şey olmamış gibi davranılıyor; bir başsağlığı dileyen bile olmuyor.

Sosyal medyada başka, gerçek hayatta başka. Sanki sosyal medyadaki başka bir insan, gerçek hayatta bambaşka birine dönüşüyor. İyimser bakarsak, belki de hayatın hızına kapılıp gidiyoruz; iyilikleri ve güzellikleri unutma pahasına…

Bu durum, son yıllarda bireylerin artan sorunlar karşısında iç dünyalarında çıkmaza girerek çaresiz kalmalarından kaynaklandığını da düşündürüyor.

Sosyal medya bağımlılığının fiziksel bitkinlik, yorgunluk, isteksizlik ve hayata karşı olumsuz bir tutum oluşturduğu da aşikârdır.

Etrafınıza bakın; insanlar aynı masada otururken bile sohbet etmekten ziyade telefonlarındaki sanal âlemin yalan dünyasında değiller mi?

Teknolojinin esiri olunmadığı yıllarda insanlar bir araya gelir, sohbet eder, oyun oynar, güler ve eğlenirdi. “Stresliyim, moralim bozuk” diyeni de aralarına alır, ortama uydurur ve rahatlatırlardı.

Mutlu insanlar, hayat........

© Karadeniz'de sonnokta