KİMSESİZLERİN KİMSESİ
Tüm dünyaya meydan okuyarak emsalsiz bir zafer kazanan Mustafa Kemal Atatürk'ü, zafer sonrasında çetrefilli yollar bekliyordu. Nitekim saltanat ve hilafet taraftarlarını aşmak, toplumu yeni bir yönetim anlayışına ikna etmek hiç de kolay olmayacaktı.
Mustafa Kemal, İsmet Paşa ile, yakın arkadaşlarıyla karşı karşıya gelme pahasına da olsa önce saltanatı, ardından laiklikle bağdaşmayan hilafeti kaldırarak eşit ve çağdaş bir toplum olma yolunda önemli adımlar attı.
Tüm engellere ve karşı çıkışlara rağmen Mustafa Kemal, 28 Ekim 1923 akşamı arkadaşlarına “Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” dedi. Ertesi gün “Yaşasın Cumhuriyet!” sesleri arasında kabul edildi.
İdeolojilerin sorgulandığı, kimi liderlerin itibar kaybettiği günümüz dünyasında, her türlü unutturma, aşağılama ve itibarsızlaştırma girişimine rağmen Atatürk'ün düşünceleri yaşamaya devam ediyor. Fikirleriyle yol gösteren, umut veren Mustafa Kemal Atatürk ve onun düşünce sistemi genç kuşakların ilgisiyle geleceğe taşınıyor.
Kemalizm mi, Atatürkçülük mü? Bu konu sıkça tartışılıyor. Oysa asıl mesele Atatürk'ün düşüncelerini ne ölçüde anladığımız ve hayata geçirdiğimizdir.
Bombalı saldırı sonucu yaşamını yitiren Ahmet Taner Kışlalı'nın konuya ilişkin görüşlerine kulak verelim:
“İdeolojiler, toplumsal gereksinmeleri karşılayan, o gereksinmeleri duyan kesimlerce benimsenmiş, kendi içlerinde tutarlı inanç sistemleridir. Kemalizm de akla ve insancıl değerlere dayalı çağdaş bir toplum........
