FIRILDAK DÖNER, "BUTLANCI KILIÇDAROĞLU" VE SİYASİ SÖZLEŞMEDE MUTLAK BUTLAN
Hukuk dilinde "mutlak butlan", bir hukuki işlemin kurucu öğelerine sahip olmasına rağmen, emredici hukuk kurallarına, ahlâka ve kamu düzenine aykırı olması nedeniyle baştan itibaren geçersiz, yani ölü doğmuş sayılmasıdır. Siyasi temsilde de seçmenin iradesiyle yapılan o "toplumsal sözleşme", kurucu ilkelerine ihanet edildiği an ahlaken ve fikren bir mutlak butlan sakatlığıyla malûl olur.
Afyonkarahisar’da yaşanan son siyasi gelişme, yalnızca sıradan bir parti tercihi veya basit bir mekân değişikliği olarak okunamaz. Ortaya çıkan tablo, siyaset sahnesinde seçmen ile siyasetçi arasında imzalanan zımni sözleşmenin, daha en başından mutlak butlan ile sakat olduğunu gösteren ibretlik bir vesikadır. Yıllarca kendisini “Atatürkçü”, “milliyetçi” ve “Cumhuriyet değerlerine bağlı” ifadeleriyle tanımlayan bir siyasetçinin bugün geldiği nokta, kamuoyunda derin bir güven kırılması yaratmıştır. CHP’den AKP’ye geçen Burcu Köksal hakkında yükselen eleştirilerin temelinde de tam olarak bu hukuksal ve ahlaksal zemin kayması bulunmaktadır.
Ancak bu çöküşün köklerini, partiyi fikri ve ideolojik bir tasfiyeye sürükleyen, her hamlesiyle ilkeleri sakatlayan "Butlancı Kılıçdaroğlu" tarzı siyaset mimarisinde aramak gerekir. CHP’nin omurgasını eriterek, sadece günübirlik dengeler ve sağa şirin görünme kaygısıyla doldurulan kadrolar, bugün meyvelerini vermektedir. Kılıçdaroğlu döneminde "helalleşme" adı altında hukukun emredici kuralları ve kurucu ilkeler çiğnenerek yapılan siyasi pazarlıklar, en başından beri mutlak butlanla malul bir siyasi hat........
