menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adli özgürlüğünü kazananların ülkesinde akli melekelerimizi kaybettik!

11 0
14.06.2026

Bugün tarih ne diye hatırlamak istemiyor insan, çünkü tarihlerin hepsi birbirine benziyor. Tıpkı kadın cinayetleri gibi!

Kocaeli’de yaşanan kadın cinayeti ve ülkemizdeki cins kırımına dair birkaç kelam yazmak istedim parmaklarımın gücü yettiğince. ‘Kocaeli kadın cinayeti’ diye yazınca tükendi tüm gücüm. Yazdığım üç kelime başına kaç kadın cinayeti düştü bilmiyorum.

Benim yazmak istediğim kadın cinayetinden sağa dönünce sokak ortasında on beş yerinden bıçaklanan Tuba’ya denk geldim. On beş diye yazarken dikkat ettiğim yazım kuralları kadar değer görmemiş Tuba. O kadar değer görmemiş ki, kendisini 15 yerinden bıçaklayan kişi tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış. Serbest kalmasını sağlayan madde neydi mesela? Namusuma halel getirdi falan deyip mi haklı çıkardı kendisini, hani oynaktı ya da erkekliğime laf etti falan deyip mi kazandı adli özgürlüğünü. Ya da kazandığı özgürlüğü kaç Tuba ediyor. Kaç Tuba versek anasından doğduğu gibi ak pak haline bürünebilir, Tuba’yı sokak ortasında on beş yerinden bıçaklayan kişi.

Bıçak sayısının ve sokak ortasında işlendiğinin özellikle altını kalın çizgilerle çizerek yazmak istiyor insan. Çünkü artık şaşırma duygumuzu, üzülme eşiğimizi, acıma kotamızı o kadar doldurduk ki konunun ve durumun vahametine ve dehşet seviyesini göre tepki........

© İz Gazete