Siyasi oyun mu oyuncak mı?
İnsanları söylemleri ve eylemleri arasındaki tutarlılıkla değerlendiriyoruz. Bazılarımız sevdiğimiz bir insanın söylem ve eylemini izliyor, kısa sürede onu unutup, tam tersi söyleme ce eyleme inanabiliyoruz. Bunun adı toplumsal hafıza. Eğitim ve kültürü yüksek toplumlara kıyasla bizdeki toplumsal hafıza süresi yıllar içinde iki haftaya indi.
Gazete ve televizyonlardan her gün yeni olaylar, haberler, görüntüler geliyor. Yurt dışındaki gerginlikler, savaşlar dikkatleri dışarıya yöneltiyor. İçeride kadın cinayetleri, iş kazaları, ölümler her gün insanımızı televizyon ekranına kilitliyor. Siyasetle ilgisi olmayan bir başka kesim maçları takip edenleri, dizileri, günlük magazin programlarını izleyen kadınlarımızı da dikkate alırsak toplumsal hafızamızın kısalmış olması olağan bir durum.
Siyaset açısından bakarsak, vatandaşın beklentilerini iyi çalışan partiler seçim atmosferinde halka ne isterse onu vereceğini söylüyor. Burada verilecek olan şeyler dediğimiz zaman halkın daha müreffeh yaşaması için hükümetin vereceği desteklerden söz ediyoruz. Demirel’in seçim kampanyasında diğer partiler ne veriyorsa ben 5 lira daha fazla vereceğim sözü tarihsel bir örnektir. Vatandaş vaatlere inanıyor ve oyunu veriyor. Parti iktidar olunca sözlerinin bir kısmını maalesef yerine getirmiyor. Ama vatandaş da iktidara neden dediğini yapmıyorsun diye kuvvetli muhalefet yapamıyor. Bunun........
