menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Saadete Geçiş Mutlulukladır

63 0
06.04.2026

FUKARALIK boyumuzu aşıyordu. Günlük nafakasını çıkarmak için hasat mevsimi çalışıp tüm senenin yiyecek ve tohumluğu elde edilmişse buna razı olunuyordu. Köyde yaşıyorduk. İmkanlar kısıtlıydı. O sebeple gençler kasabalara ve büyük şehirlere yayılıp bir yaşam kapısı aralamanın arayışındaydılar. Mevsimlik gidip gelenler olduğu gibi tamamen taşınanlar da vardı.

AMCAMIN vesilesiyle şehre gelmiştim. Yaşım on bir civarı olsa gerek. Yazın inşaat işleri yapan enişteme destek vermiş sonrasında da dini tahsil için kursa yazdırılmıştım.

Ürkek bir mutluluk vardı üzerimde.

Yol iz bilmiyordum. Ayrıldığım adrese geri dönemezdim. Başıma bir iş gelse haberdar edebileceğim bir iletişim imkânı da söz konusu değildi.

Türkçem işlek değildi ayrıca. Ana dilim Çerkezceydi. Çat pat kendimi ifade etmeye çalışıyordum. Bu hâlim hemen anlaşılıyordu. Bu garibanlığım kimilerinde destek duygusu uyandırırken kimilerinde de baskıya mesnet teşkil ediyordu.

TEPEÜSTÜ Darusselam Cami cemaati namaz çıkışında bahçede oturup muhabbet etmeyi severdi. Çocukluğum büyükler arasında muhabbetle yoğrulduğundan bu sohbetler bana çeldirici gelirdi.

Yaşlıların konuşmalarında dünyaya karşı bir aşağılama söz konusuydu. Fani yani geçici oluşu yalan oluşuna ve kötülüğüne yoruluyordu. O sebeple dünyaya yönelmek, dünyevi işlerde başarıyı hedeflemek küçümseniyordu. Aslında bu yaygın bir kanaatti.

Söylemler şu şekilde sıralanıyordu: “Dünya kötüdür, paçayı kaptırmamak gerekir. Dünya yalandır. Verdiği lezzetler geçicidir, yönelmeye değmez. Dünyada mutluluğu hedeflemek yanlıştır, asıl olan saadettir. Ki, saadet bu tarafta bulunmaz, hayatın öte yakasındadır. Burada ancak maddi imkân ve refah mutluluğa vesiledir ama elden kayıp gider. Akıllı kişi mutluluğa değil saadete yatırım yapar.”

Aslında hepimizin duyduğu, bildiği hususlar bunlar. Şaşırtıcı bir yanı yok. Aynı kültür kundağında belendiğimiz için........

© İstiklal