Köyün Delisi Taş Hafız ve Silinen Hafızamız
DEDEMİN ahbabıydı. Karşı köydendi. Haftada bir giderdik. Eğer yedi günü geçmişse iki gün daha bekler onuncu günü muhakkak kendisi gelirdi. Bu ziyaret ne sekizinci gün ne de dokuzuncu gün olurdu. İlla onuncu gündü.
Köyün delisiydi. Öyle bilinirdi. Fakat ben dedemle olan muhabbetlerinde en küçük bir deliliğini görmemiştim. Şimdi üzerinde düşündüğümde konuşmalarında çelişki hatırlamadığım gibi uçuk kaçık, şirazesinden şaşmış lakırdılar da gelmiyor zihnime.
HAFIZIN ne demek olduğunu hepimiz biliyoruz. Rahmetli kardeşim de hafızdı. Arkadaşlarım arasında da çokça hafız var. Ama taş hafız ne demek bunu çözememiştim. Ayrıca taşın hafızı olur mu diye düşündüğüm de az olmadı. Son zamanlarda gelip tekrar zihnime misafir oldu. Gitmek bilmiyor mübarek. En tenha zamanlarım olan yastığa baş koyduğumda üstüme çöreklenip duruyor. Mecburen hatıralarımı tekrar yokladım.
ZİYARETLERİMİZDE evde pek oturmazlardı. Allah ne verdiyse sofraya konur, afiyetle yenir ve hemen ardından yürüyüşe çıkarlardı. Dere tepe demez gezerlerdi. Farklı bir taş gördüğünde eline alır evirip çevirerek uzunca inceler dedeme anlatırdı özelliklerini. Dinlerdi onu hayretle. Bölmezdi hiç konuşmasını. Sonraki yıllarda psikologlardan öğrendiğim “Etkili dinleme”yi meğer ta o zamanlar dedem merhum uyguluyormuş.
Bir defasında bizim köyden arkadaşımın babası da olan Mahmut amca gelmiş epeyce sual etmişti. Tarlası az olduğundan dağlardan taş çıkartıp satarak geçimini sağlıyordu. Köyün delisi taş hafız sadece iki köyün değil civardaki köylerin neresinde yoğun taş kütlelerinin olduğunu da biliyordu. Tarif edilen yerlere giderek bin bir zahmetle o taşları çıkartıyor ve belirtilen öbekler bittiğinde yeniden ziyaret ediyordu. Sanıyorum bilinen bu özelliği sebebiyle öyle anılır olmuştu.
BUGÜNKÜ bilgilerimizle meseleyi irdelediğimizde çevrenin de genetiği olduğunu öğreniyoruz. Bilim bize bunu söylüyor. Nice zamanlar önce Anadolu’yu karış karış dolaşıp ülkemizdeki tohum hazinesini ve bitki çeşitliliğini tespit ederek Avrupa’ya kaçıran ve “Tohum bankaları” oluşturup oralarda saklayanlar bizden evvel........
