Geceleri Denize Bakmayan Gözler
BALIKÇIYDI. Herkes ondan bahsederken “Denize açıldı” derdi.
O ise buna daima itiraz eder ve “Hayır deniz bana açıldı” cümlesiyle muhabbetin gırgırını açmaya başlardı.
Avlanmanın mevsimleri vardı ve bu balıkçılar için mühimdi. Her birinin kendine mahsus gereği vardı.
Deniz ihmale gelmezdi.
Affettiğiyse pek görülmezdi.
İşte bunun idrakinde olduğundan herkes hatta diğer balıkçılar tatlı uykusundayken kendisi erkenden kalkar ve işine koyulur ve “Avım rastgele” duasını unutmazdı.
Dönüşünü soranlara “Kıyın kıyın” geldim derdi. Fazla açık etmezdi hâlini ama zaten bilinirdi.
Dönüşünde kıyılara uğrar tuttuğu balıkları satardı.
Hâline nazar edip bedelsiz verdiği de çok olurdu.
Eli açıktı. Fakirin fukaranın derdine ilk koşan kendisi olurdu. Bunu asla bir övünç vesilesi saymaz “Fırsat verene şükürler olsun” diyerek kulluk çizgisinde kalmayı tercih ederdi.
AĞ atma ve ağı toplama ona göre çok önemliydi.
Buna diğerlerinden farklı anlamlar yüklerdi.
Tekne motorunun kontrolü, yakıtın ve elektronik cihazların gözden geçirilmesi, radar ve telsizlerin........
