Doğrularının Çokluğu Yetmez
ŞEYTANIN bizi yanılttığı hususlardan birisi doğrularımızın çokluğudur.
Evet, doğrularımız çok olmalıdır.
İyiliklerimiz coşmalıdır.
Güzelliklerimiz katlanmalıdır.
RAMAZAN ayı işte bize bu yetmeyecek olana odaklıyor.
Bir inanmışın en temel gayelerinden birisi bütün yaşamını “Amel-i salih” şeklinde hayatın öte yakasına taşımaktır. Fakat bunun başarılması için nefsin ve şeytanın illüzyonist etkilerinden kurtulmak gereklidir.
Bugün dile getirmek istediğimiz mesele iyiliklerimizin, doğruluklarımızın çok oluşuna odaklanıp, yanlışlarımızın, hayırsızlıklarımızın, kötü tutum ve davranışlarımızın görmezden gelinmesidir.
Bu, sık yaptığımız vahim bir hatadır.
Mübarek günlerin bize verdiği şevkle inşallah bu gönül yanılsamasından paçamızı kurtarırız.
EHL-İ TAKVA doğrularını çoğaltma uğraşı verir.
Muhasebe ahlakına kavuşmuş olduklarından sürekli kendilerini kantarda görürler ve daima kalbî bir uyanıklığı hedeflerler.
Her insanda az çok olabilen vurdumduymaz kişiliklerinden çıkma çabaları bitmez, süreklidir.
Zira şeytan ve nefis kişiyi mütemadiyen kendisinin oluşturduğu, hoşa giden konfor alanına çekmeye çalışır. Aldatıcı ve çeldirici sunumlar yapar.
ÇELDİRİCİ ustalıklara azami seviyede dikkat etmemiz gerekiyor.
Kişiye göre “Özel menü” çalışması yaparlar. Sıkı bir ön inceleme evresine tâbi tutulur. Hiçbir detay atlanmaz.
Kısacası akış tesadüfe........
