Mersin'in Lezzet Ateşi “Ciğeristan”
Bahçelievler Ciğeristan
Gastronomi, kimi zaman bir yemeğin tarifinden çok daha fazlasını anlatır. Bir şehrin kokusunu, ustanın yıllar içinde biriktirdiği tecrübeyi, sofranın etrafında oluşan kültürü ve insanın memleket özlemini taşır. Ciğeristan Bahçelievler de benim açımdan böyle bir hikâyenin İstanbul’daki karşılığı. Yaklaşık üç yıl önce Aydın Ordu, yani sektörde tanınan adıyla Orhan Usta ve Fatih Keske tarafından kurulan işletme, Mersin usulü ciğercilik geleneğini İstanbul’un yoğun gastronomi hayatı içinde yaşatmayı hedefliyor.
Bu hikâyenin merkezinde elbette Ordu Aydın var. Aslen Ardahanlı olan Ordu, 1992 yılında Mersin’e yerleşmiş. Gastronomi sektöründeki yolculuğu komilikle başlamış, zaman içinde ciğer ustalığına kadar uzanmış. Mersin’deki ustasının kendisine taktığı “Orhan Usta” ismi, yıllar içerisinde onun mesleki kimliğinin bir parçasına dönüşmüş. Bugün Ciğeristan markasının arkasındaki en önemli güçlerden biri, bu uzun soluklu ustalık deneyimi.
Ben gastronomi mekânlarını değerlendirirken tabağın yanında ustanın hikâyesine de bakıyorum. Çünkü iyi bir restoranı kalıcı hale getiren unsur, mutfaktaki ürün kadar o ürüne gösterilen saygıdır. Orhan Usta’nın yıllar içerisinde edindiği deneyim de Ciğeristan’ın mutfak anlayışında kendisini hissettiriyor.
Ustalığın markaya dönüşen hikâyesi
Orhan Usta’nın 2008 yılında Bahçeşehir’de açtığı Kent Sofrası ile başlayan işletmecilik deneyimi, bugün Ciğeristan markasında farklı bir noktaya ulaşmış durumda. Aradan geçen yıllar, bir ustanın mesleğini işletmecilik vizyonuyla birleştirmesine imkân........
