menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dijital Güvenlik Bir Yazılım Değil, Bir Ahlak Meselesidir

10 1
23.01.2026

Dijital Güvenlik Bir Yazılım Değil, Bir Ahlak Meselesidir

Bugün dijital güvenlik denildiğinde akla hemen yazılımlar, antivirüsler, güncellemeler geliyor. Oysa sahada görülen gerçek çok daha sade ve rahatsız edicidir:
Sorunların büyük bölümü cihazlardan değil, insan davranışlarından kaynaklanıyor.

İnsanlar çoğu zaman hacklenmiyor;
İkna ediliyor.
Kandırılmıyor;
Acele ediyor.

Bir mesaj geliyor, düşünmeden tıklanıyor.
Bir telefon geliyor, sorgulamadan bilgi veriliyor.
Bir vaat sunuluyor, gerçek olup olmadığına bakılmıyor.

Sonra da herkes aynı soruyu soruyor:
“Telefonum dinleniyor mu?”

Yanlış soru bu.
Asıl soru şu olmalı: Ben ne yapıyorum?

Teknik sorunlara çözüm bulmak görece kolaydır. Güncelleme yapılır, uygulama silinir, şifre değiştirilir. Ancak asıl mesele, bu sorunların neden tekrar tekrar yaşandığını doğru tespit etmektir.

Çünkü insan kendini tanımadan;
ne gerçek hayatta
ne de dijital dünyada
güvende olabilir.

Bugün yaşanan dolandırıcılık ve istismar vakalarının büyük bölümü; bilgisizlikten değil, zaaflardan kaynaklanıyor.
Acele, merak, hırs, korku ve “bana bir şey olmaz” düşüncesi…

İşte tam bu noktada, yüzyıllar öncesinden gelen bir irfan dili, bugünün dijital güvenlik kılavuzlarından çok daha net konuşuyor.

“ Dijital Güvenliğin Kodları Bin Yıl Önce Anadolu’da Yazıldı “

Hacı Bektaş-ı Veli der ki:

“Eline, beline, diline sahip ol.”

Bu söz bugün ne anlama geliyor?

Bir başka uyarı da Yunus Emre’den gelir:

“Her bildiğini söyleme, ama her söylediğini bil.”

Bugün sosyal medyada, mesajlaşma uygulamalarında, e-postalarda yaşanan sorunların büyük bölümü bu iki cümleye uyulmadığı için yaşanıyor.

Abartısız söyleyelim:
Bu ilkelere riayet edilse, bugün karşılaştığımız vakaların en az ’i hiç yaşanmazdı.

Bu nedenle........

© İstiklal