menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TÜRK MEDYASI 2035

18 0
29.06.2026

Bir Mesleğin Yeniden Ayağa Kalkma Manifestosu – I

Gazeteciyi Kaybeden Bir Ülke, Gerçeğini de Kaybeder

Bir devletin savunma sanayisi zayıflarsa güvenliği tartışılır.

Eğitim sistemi zayıflarsa geleceği tartışılır.

Adalet sistemi zayıflarsa hukuku tartışılır.

Peki ya medyası zayıflarsa?

İşte bu soru, uzun yıllardır sormaktan kaçındığımız en önemli sorulardan biridir.

Çünkü medya yalnızca haber üreten bir sektör değildir. Bir ülkenin ortak hafızasını, toplumsal refleksini ve demokratik kültürünü besleyen en temel kurumlardan biridir. Güçlü medya, güçlü toplumun; güçlü gazeteci ise güçlü medyanın temelidir.

Bugün ise acı bir gerçekle karşı karşıyayız.

Türkiye'de haber üretmeye çalışan binlerce gazeteci, editör, kameraman, yönetmen, kurgu operatörü, reji çalışanı, ses ve ışık teknisyeni, grafiker ve dijital içerik üreticisi, kamuoyunun haber alma hakkı için mücadele ederken kendi mesleğinin geleceğinden endişe duyuyor.

Bu yalnızca sektörün değil, ülkenin meselesidir.

Çünkü mesleki itibarı aşınan bir gazetecilik, zamanla toplumun doğru bilgiye olan güvenini de aşındırır.

2000'li yılların başında bir haber merkezi yalnızca çalışma alanı değildi; aynı zamanda bir okuldu.

Genç muhabir, deneyimli bir editörün yanında yetişirdi.

Kameraman, ustasının omzuna bakarak ışığı öğrenirdi.

Reji, yalnızca teknik koordinasyonun değil, disiplinin ve ekip ruhunun öğretildiği yerdi.

Yönetmenlik, yılların sahada biriktirdiği tecrübenin doğal sonucu olarak görülürdü.

Bugün ise haber merkezleri hızlandı; ama çoğu yerde öğrenme kültürü yavaşladı.

Canlı yayınlar kolaylaştı.

Mobil yayın sistemleri küçüldü.

Yapay zekâ içerik üretmeye başladı.

Ancak aynı süreçte iş tanımları belirsizleşti, personel sayısı azaldı, görev yükü........

© İstiklal