menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Papa Ziyaretinin İznik Safhası ve Türkiye’nin Güvenliği Meselesi

8 0
12.02.2026

Okuyucularımızın malumu olduğu üzere, Papanın Türkiye ziyaretini konu edindiğimiz bu serinin “İznik Konsilinin Mahiyeti, Birlik ve Bütünlüğümüze Yönelik Tehlikesi” başlığını taşıyan üçüncü makalesinde esasen ziyaretin İznik safhasını büyük ölçüde değerlendirmiştik. Seriyi sonlandıracağımız bu yazıda konuya dair iki noktaya daha işaret edeceğiz.

Bir: Papanın bu ziyaretinin İznik safhası, Hıristiyan birliğinin yeniden kurulmasına mesnet teşkil edecek şekilde anlamlandırılmak istenmiştir.

İki: Bununla bağlantılı olarak da İznik Konsilinin toplandığı bu topraklar mukaddes (!) hac mekânı yapılmak istenmektedir.

I- Hıristiyan Birliğinin Kurulmasına Mesnet Teşkil Etmesi Açısından Ziyaretin İznik Safhası

1- Bu Hıristiyan Birliği Kime Karşı Kuruluyor?

Akıl, mantık ve hikmet onu gerektirir ki, bir inanç, bir ideoloji etrafında kurulan birliklerin mutlaka bir hedefi vardır. Birlikten maksat güçtür. Güçten maksat galebe çalmaktır, hâkimiyet kurmaktır.

Peki o halde kurulmak istenen bu Hıristiyan birliği kime karşıdır?

Herhalde Hıristiyanlar bu birliği kendilerine karşı kurmuyorlar.

Mesela bu birlik AB ülkelerine karşı kurulmuyor. Zaten AB siyasi yönü de olan bir Hıristiyan birliğidir.

Yahut söz konusu Hıristiyan birliği ABD’ye karşı da kurulmuyor. ABD her ne kadar Yahudi lobilerinin, Siyonistlerin güdümünde olsa da, daha ziyade Katolik ve Evangelistlerin hâkim olduğu bir ülkedir. Toplumun önemli bir kısmının Katolik olması münasebetiyle zaten Vatikan’ın temsilcisi Papa ile aynı saftadır. Keza Evangelizm ile de Hıristiyan birliği, dahası Yahudi - Hıristiyan ittifakı amaçlanmaktadır. Bu vesileyle antisemitizm dahi büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla Vatikan’ın / Papanın başlattığı birlik hareketi ABD’ye karşı da olamaz.

O halde bu birlik kime karşıdır, ne içindir?

Biz söylemeyelim, bu hedefi Vatikan yetkililerinin ağzından aktaralım.

Papa II. Jean Paul “2000 yılı mesajı”nda şöyle söylemişti:

“Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı. İkinci bin yılda Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda ise Asya’yı Hıristiyanlaştıralım.”

Madem hedef Asya’nın Hıristiyanlaştırılmasıdır; o halde bu harekâtta ilk hedefin Türkiye olduğu açıktır. Çünkü Türkiye Avrupa’nın doğuya açılan kapısıdır.

2- Hıristiyan Birliği Kurulurken Hedefte Asya Vardır; İslam Coğrafyasında Kilit Ülke Türkiye’dir.

Bütün dünya bilir ki, Osmanlıdan sonra İslam birliği parçalanmış olsa da Türkiye hala İslam dünyasının manevi temsilcisi, bir nevi ağabeyi konumundadır. Hatta bu hakikat batıda Türkiye’den daha çok idrak edilmiş durumdadır.

Öte yandan Türkiye’nin sahip olduğu topraklar, daha önce de belirttiğimiz gibi Hıristiyanlarca kutsal kabul edilmektedir. Nitekim seksenli yıllarda olsa gerek, Güney Koreli bir misyonerin sarf ettiği “Kutsal Anadolu topraklarımız kâfir Türklerin işgali altındadır” şeklindeki sözler basında ve kamuoyunda büyük yankı bulmuştu.

Gerçekten de Hıristiyan dünyasında Anadolu topraklarının geçmişte Roma’ya, Bizans’a ait olduğu unutulmamış ve hep tekrar edilegelmiştir. Muharref İncil’de adı geçen yedi kilisenin tamamı bugün Türkiye toprakları dâhilindedir.

Daha önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz gibi, onlar İstanbul’u hala İstanbul adıyla anmazlar; Konstantinopolis adıyla, kurtarılmayı bekleyen vatan toprağı kabul ederler.

Batının kurmaya çalıştığı Hıristiyan birliğinde Türkiye’nin bütünlüğünün hedef alındığının önemli bir delili de, hemen her Avrupa ülkesinin kendine göre bölünüp parçalanmış bir Türkiye haritasına sahip olmasıdır. Evet, böyle bir haritaya sahip olmayan batı ülkesi neredeyse yok gibidir.

Bunlar basite alınacak, geçiştirilecek şeyler değildir.

3- Küresel Projeler

Büyük bir Hıristiyan birliğinin kurulmaya çalışıldığının bir delili de, batı tarafından hazırlanıp uygulamaya konan küresel çaptaki projelerdir. Chrislam, dinlerarası diyalog, İbrahimi dinler gibi. Bu projelerle de Hıristiyanlık dünya........

© İstiklal