Hakikati Hatırlatmak Bir Vicdan Görevidir
40 yıllık eğitim ve öğretim hayatım boyunca önemli görev ve sorumluluklar üstlendim.Üç kitap yazdım, yüzlerce seminer verdim; sayısız makale, araştırma, inceleme ve okuma yaptım.
Bize düşen; hakikati eğip bükmeden dile getirmek, doğrunun yanında durmak; adaleti, liyakati, merhameti, emeği, üretimi, eğitimi ve gelişimi öncelemektir.
Bu vatan ve bu millet, yıllardır algılarla oyalanıyor. İnsanlık dev adımlarla refah problemlerini çözerken, biz çoğu zaman vakit kaybetmekten başka bir şey yapamadık. Hâlâ günlük skandalların, ötekileştirmenin, bitmek bilmeyen çekişmelerin içinde yıllarımızı tüketiyoruz.
Benim bütün yazılarımdaki temel amaç; gücüm yettiğince bu yanlışlara karşı çıkmak, hakkı ve doğruyu savunmaktır.
Kalemimi hiçbir zaman çıkar için kullanmadım.Onu; vicdan, merhamet, hak, yaşadığım şehir, ülkem ve insanlık adına kullandım.
Susmanın menfaat sayıldığı dönemlerde bile, “hakkı haykırmayı” kendime bir görev, bir ahlak ve ömürlük bir misyon olarak seçtim.
Kime dokunursa dokunsun…Kim rahatsız olursa olsun…Son nefesime kadar doğruları söylemeye devam edeceğim.
Çünkü bize düşen;alkış almak değil, hakikati hatırlatmaktır.
İnsanlar dinlese de dinlemese de…Görse de görmezden gelse........
