Geleceği beklemediler, kurdular
Beş yüzyıl boyunca bilgi, matbaaya sahip olanların kontrolündeydi. Matbaa, bilginin çoğaltılmasını sağladı ancakaynı zamanda üretim ve dağıtım gücünü de küçük bir azınlığıneline verdi. Bilgiyi demokratikleştirdi belki… ama onu gerçekten özgürleştirdiği söylenemez.
Herkes yazabiliyordu, ama herkes yayınlayamıyordu. Gazeteler sadece haber vermezdi; neyin haber olacağına da onlar karar verirdi.
Matbaanın hüküm sürdüğü yüzyılların ardından gazeteciliği ayakta tutan model geri dönmemek üzere dağılmaya başlamış; aynı zamanda habere yönelik talep giderek artmış, dahası onu finanse etme kapasitesi hiç bu kadar düşük olmamıştı.
Kontrolün kırıldığı yerde, yeni oyuncular doğdu.
Batı’da model çökerken… Türkiye’de birileri yeni bir model kuruyordu.
Dünya hâlâ basılı gazetelerin süreceğine inanırken, geleneksel gazetecilikten gelen kardeşler Hadi Özışık ve Süleyman Özışık gerçeği erken gördü: Gelecek dijitaldi, bu geçiş bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluktu.
5 Mayıs 2000’de kurdukları internethaber, basılı gazete tirajının düşüşe geçtiği dijital tüketimin yükseldiği bir dönemde atılmış cesur bir adımdı.
Kardeşlerin birlikte inşa ettiği, birlikte büyüttüğü bir........
