1921 Darbesi ve İran Türklüğünün Kırılma Noktası
İşte mesele tam da burada başlıyor…
İran’ın yakın tarihinde 1921 darbesi, yalnızca bir iktidar değişikliği değildir. O gün yaşananlar, aynı zamanda İran’ın siyasî, kültürel ve millî kimliğini yeniden şekillendiren büyük bir kırılmanın başlangıcıdır.
Çünkü bazen tarihte bir taht değişir; ama aslında değişen yalnızca hükümdar değil, bir milletin kaderi olur.
Yüzyıllar boyunca Samanîlerden Gaznelilere, Selçuklulardan Kaçar Türk hanedanına kadar uzanan süreçte İran coğrafyası, Türk devlet geleneğinin derin izlerini taşımıştır. Tebriz’den Horasan’a, Kazvin’den İsfahan’a, Erdebil’den Tahran’a kadar bu coğrafyada yalnızca hanedanlar değil; dil, kültür, askerî yapı ve devlet anlayışı da büyük ölçüde Türk kimliğiyle şekillenmiştir.
Ancak 20. yüzyılın başına gelindiğinde dünya değişiyor, emperyal güçler Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmeye hazırlanıyordu.
İngiltere için artık mesele yalnızca İran petrolleri değildi. Asıl hedef, İran’da kendi çıkarlarına uygun, merkezî ve kontrol edilebilir yeni bir düzen kurmaktı. Bunun yolu ise Kaçar Türk hanedanını tasfiye etmekten geçiyordu.
Çünkü Türk unsurunun devlet yönetimindeki ağırlığı, dış müdahaleler karşısında hâlâ önemli bir direnç noktasıydı.
İşte bu nedenle 21 Şubat 1921’de İran tarihinin seyrini değiştirecek darbe gerçekleştirildi.
Rusların kurduğu İran Kazak Tugayı’nın kumandanı Rıza Han ile gazeteci SeyidZiyâeddin Tabatabaî ön plana çıkarıldı.
Darbenin ardından Ahmed Şah ve hükümet........
