“Bir Avuç Buğday, Bir Dünya Merhamet”
Bayburt’un sert kışında, karın beyaz örtüsü toprağı kapladığında, kuşların kanadı titrer, yabanın nefesi daralır. Açlık, sessiz bir çığlık gibi dağların yamacında yankılanır. İşte o zaman bir gönül adamı çıkar: Ahmet Özbek.
66 yaşında, ömrünü alın teriyle yoğurmuş bir yiğit. Yazın eker, biçer; ama ne kendi için, ne pazar için… Hasadını ambara koyar, kışın kuşlara ve yaban hayvanlarına bırakır. On ton buğday, arpa… Hepsi doğanın hakkı, hepsi Allah’ın sessiz kullarına ikramı.
Sabahın ilk ışığında, Ahmet ağabeyin kapısında bir şenlik vardır. Güvercinler, serçeler, kargalar… Çoruh’un kenarında bir bayram havası. O ise kahvaltısını değil, önce kuşların rızkını düşünür. Çünkü bilir ki, merhamet sofradan önce gelir.
“Bu iş hem kendi hayrımıza, hem ana babamızın hayrına” der. Ve ekler: “Ölene kadar devam edeceğim.”
Her sabah, soğuk havada kuşların kanat sesleriyle uyanır. Onların gözlerindeki minneti görür, kalbi huzurla dolar. Kışın en ağır günlerinde bile, evinin etrafı bir şenlik yerine döner. Kuşlar, yaban hayvanları, hepsi Ahmet ağabeyin gönül sofrasına misafir olur.
İnsaniyet budur işte. İnsanın kendi karnını doyurmadan, önce kuşu düşünmesidir. Yabanı, doğayı, Allah’ın sessiz kullarını gözetmesidir. Ahmet Özbek, Bayburt’un kışında bir ışık gibi yanıyor. Kuşların kanadında, yabanın nefesinde bir iyilik halkası büyüyor.
Ama bu hikâye sadece bir adamın hikâyesi değildir. Bu, hepimize bir çağrıdır. Çünkü doğa sadece Ahmet ağabeyin değil, hepimizin emaneti. Kuşların kanadı, toprağın bereketi, suyun berraklığı… Hepsi bizim sorumluluğumuzda.
Bugün şehirde yaşayan bir çocuk, balkona bir kap su koysa; köyde yaşayan bir çiftçi, tarlasından bir avuç buğdayı kuşlara ayırsa; bir anne, evinin önüne ekmek kırıntısı bırakıverse…
İşte o zaman insaniyet büyür, merhamet çoğalır.
Ahmet Özbek’in hikâyesi bize hatırlatıyor: İyilik bazen bir lokma ekmek, bazen bir avuç buğdaydır. Ama en çok da gönülden gönüle uzanan bir köprüdür.
EYVALLAH Ahmet ağabey…
Senin buğdayın, arpan, aslında gönül tarlamızda yeşeren merhametin tohumu. Senin ellerinden doğaya saçılan her tanede, insanlığın en güzel yüzü var. Ve biz biliyoruz ki, bu iyilik tohumu büyüdükçe toplum da güzelleşir, dünya da nefes alır.
Bir avuç buğday, bir kap su, bir lokma ekmek…
İnsaniyetin en büyük imtihanı, küçücük iyiliklerde gizlidir.
01.01.1973 yılında Kayseri / Yahyalı’da doğdum. İlkokulu Yahyalı Fatih ilkokulunda, ortaöğretimini Yahyalı İmam Hatip Lisesi’nde, yüksek öğrenimimi Erzurum Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamladım. 1998 yılında DKAB öğretmeni olarak Adana/Yüreğir İlçesi Kılıçlı Köyü İlköğretim Okuluna atandı. 1999-2000 yıllarında vatani görevimi, asker-öğretmen olarak Hakkari/Yüksekova’da yaptım. 15 yılı Sarıçam Ömer Kanaatbilen Ortaokulu, 5 yılı da Sarıçam Orhangazi İmam Hatip Ortaokulu olmak üzere Adana / Sarıçam’ın muhtelif okullarda toplam 20 yıl görev yaptım. Kendi öğrenci ve izcilerimle, mezun olduktan sonra da iletişimiz devam etti. Lise ve üniversite. Onlarla kısa adı Sakider olan Sarıçam Kardelen Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü ve Derneğini kurduk. 1140 tane lisanslı izcisi olan bir Kulüp şu an. Eğitimin “ders, okul, aile ve hayat üçgeninde” devam ettiğine inanıyorum. Bu vesile ile gençlik ve aile eğitim çalışmalarını önemsiyor ve yapmaya çalışıyorum. 2002 yılından itibaren 18 yıldır izci Lideri. 5 yıldır da TİF’de (Türkiye İzcilik Federasyonu) “2 Tahtalı” Eğitimci Lider Yardımcısıyım. Muhtelif internet sitelerinde köşe yazarlığı ve site yöneticiliği, yerel radyolarda programcılık yaptım. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda gönüllü Aile Eğitimcisiyim. Çok sayıda aile eğitim programı yaptım ve bir kısmı hâlâ devam ediyor. Genelde öğretmenlik özel de ise branşı (DKAB) ile ilgili çok sayıda il ve ilçede kamu, üniversite ve sivil kurumlarda atölye, seminer, sempozyum, çalıştay ve konferans başta olmak üzere bir çok etkinliklere katıldım.Yayınlanmış “Cennetin Yolu” isimli bir hikâye kitabım var. Teknoloji ve Sosyal Medya’nın bir eğitimci için çok önemli olduğuna inandığım için öğretmenliğimin ilk yıllarında itibaren eğitim teknolojisi ve sosyal medyanın aktif kullanıcısıyım. Evli, 2 kız, 2 oğlan babasıyım.
