Tasavvur ve Karayel
Şerh eyle de deli gönül şerh eyle Koyun nedir kuzu nedir kurt nedir? Dile düşmüş, dilde dile dil nedir? Şerh eyle de deli gönül şerh eyle
Ne oğludur ne kızı âdem nedir? Kim kime kimse, kimse kime kimdir? Can yanar canda canan, candan nedir? Şerh eyle de deli gönül şerh eyle.
Esirgeyen ve bağışlayan bir medeniyetin, esirgemeyen ve bağışlamayan medeniyetler karşında varlığı; insan için, insanlık için sığınaktır. Huzur veren güven duygusunun sarıp sarmaladığı merhamet iklimidir. Kazanmak ya da kaybetmek, bu çerçevede değerlendirilmesi gereken sonuçtur.
Dün batı ve yandaşı dünya İslamofobi ile nefret sunarken, bu gün Ortadoğu’da olup bitenler sonrası İslam’a ve Müslümana daha farklı pencereden, daha farklı ve sahiplenici duygularla bakıyor. İslam dünyasında olmayan protesto ve kampanyalar, buralarda olmaya büyüyerek devam ediyor. Adeta İslam coğrafya değiştiriyor.
Artık görüyorlar! Müslümanın hangi iklime ait olduğunu esir takasında, çocuklarının şehadetinde ki metanette, imanın insana verdiği huzur ile dirilişin ne anlama geldiğine şahit oluyorlar.
Siz, size zulmedenleri merhametle esir ederken, yeryüzü mütekebbirleri akla hayale gelmeyecek zulüm ve işkencelerle esir ediyorlar. Bunu görüyorlar! Bunu yeryüzü biliyor artık.
Siz, akıl ve vücut sağlığı yerinde bakımlı bir halde teslim ederken esirlerini; onlar esir edilmiş kardeşlerimizi, aklı dengesini yitirmiş, ince dal gibi zayıf bir halde, bazen de naaşını teslim ederler. Alçalış ve yüceliş buradadır! Merhamete susamış insanlık bunu görüyor!
İnanç temelli kişiliğimizi oluşturan temel düstur, bundan sonra artık çok daha kıymetli olacaktır. Sende tecelli etmeyen “eminlik”, mabudunda tecelli etmeyen “adalet” sana olan bütün yolların kapandığı anlamına gelmiyorsa, hangi anlama gelir?
Galip olanlar, düşmanına bile huzur verenlerdir. Övündüğümüz anekdotlarıyla yere göğe sığdırmadığımız tarihimiz misallerle dolu değil mi? Eski İsveç Başbakanı Carl Bildt bile “Osmanlı gitti huzur bitti.” diyorsa, Osmanlı sarığını tercih edecek sonuca çıkıyorsa ecnebilerde, insanlığın neyi aradığı belli olmuyor mu?
Önceliğimiz, şahsiyetimizi duygu ve düşünce dünyamızı diri tutarak; ülkemizin caydırıcı bir güç olarak her anlamda üstünlük kurmasıdır. Buna en çok insanlığın ihtiyacı vardır. Ülkemiz güçlü olmadıkça, yeryüzü mazlumları daha çok hırpalanacak, izzeti nefisleri ayaklar altında zillet içinde bırakılacaktır.
Ayrımı iyi yapmak lazım sadece bu günün çocukları için değil, yarınlar için de! Zulme rıza gösterilmez, merhamet asla terk edilemez.
1970, Ardahan Merkez doğumlu. İlkokulu Ardahan 23 Şubat İlkokulu’nda, Orta Okul ve liseyi Ardahan İmam Hatip Lisesi’nde, Lisans eğitimini de Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde tamamladı. 1991 yılında başladığı memuriyet hayatına Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak devam etmektedir. Aynı zamanda şair ve yazar olan Uğur DEDE, ilk gençlik yıllarından itibaren sürdürdüğü yazın hayatını günümüzde de devam ettirmektedir. “Rolerya” adlı şiir kitabı ile araştırmalarını içeren “Asimetrik Kültür” adlı kitapları yayınlandı. Folklor, şiir ve roman üzerine yaptığı çalışmaları yayına hazırlamaktadır. Son olarak ülkemizin kıymetli düşünür ve yazarlarını konuk ettiği “Ruh ve Fikir” adlı programını Sanal Medya üzerinden gerçekleştirmektedir. Evli, iki çocuk babası ve bir torun dedesidir.
