menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Muhabbetin Toprağında Yeşeren Hakikat

15 0
15.07.2026

Seher vaktinin bereketi, âlemin üzerine ince bir rahmet gibi serilir. Gecenin ağırlığı çekilirken bütün mahlûkat ilâhî bir sükûna bürünür. Her zerrede bir nur, her nefeste bir rahmet tecelli eder.

Kâinat, “Kün!” emrinin kesintisiz tecellisiyle her an yeniden dirilir. Su toprağa can olur, güneş ufku aydınlatır, rüzgâr ağaçları zikre davet eder; her varlık kendisine takdir edilen vazifeyi kemâl-i teslimiyetle yerine getirir. Hiçbir şey kendi hesabına hareket etmez. Her şey Hakk’ın emrine boyun eğmiş bir kul gibi, sessizce kulluğunu eda eder.

İnsan da kâinatı hakikat aynasından, hikmet nazarıyla okuyabildiğinde aklı hayretle, kalbi ise hayranlıkla dolar. Çünkü o vakit her varlıkta ilâhî bir inayet, her hadisede gizlenmiş bir hikmet, her zerrede ise Rabbini gösteren bir işaret görmeye başlar.

Gönüller Sultanı Abdülkâdir Geylânî Hazretleri buyurur:

“Kalbini Allah’a bağla. O zaman bütün mahlûkat sana Hakk’ı hatırlatır.”

İşte seher vakti bu hakikatin en berrak göründüğü vakittir. Bu vakti ihya edenin kalbi letafet kazanır, nasibi bereketlenir, rızkı genişler. Çünkü seher ehline ihsan edilen en büyük nimet, Allah’ın kullarına lütfettiği muhabbettir.

Muhabbet, cismaniyet istemez. Ruhun ruha, kalbin kalbe sirayetidir. Ne mekâna sığar ne de zamana bağlıdır. Sevgili her yerde aranır; bazen uzaktan gelen bir gül kokusunda, bazen usulca toprağa düşen bir yağmur damlasında, bazen de sessizce esen bir sabah rüzgârında gönle misafir........

© İnsaniyet