menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beklemek

22 0
12.03.2026

Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı

Beklemek, bir durmak değildir.

Tam aksine: İçten içe akan, genişleyen, derinleşen bir harekettir.

Dışarıdan bakıldığında sessiz gibi görünür ama içinde zamanın yükü vardır.

Bekleyen insan, zamana dokunur.

Onu sadece yaşamakla kalmaz; onun içinde kalır.

Çocuk bir sesi bekler: Annesinin sesi.

Âşık bir bakışı: Gözlerin içinde bir işaret.

Yaralı bir haberi: İyileştirici bir cümleyi.

Ve bazen insan, sadece içinden birinin geri dönmesini bekler.

O biri bazen bir başkasıdır, bazen de uzun zaman önce terk ettiği kendisidir.

Beklemek, çaresizlik değil; çoğu zaman sadakattir.

Çünkü her bekleyiş, bir umudu içinde taşır.

Umudu olmayan beklemez.

Ama bazen o umut, insanı da eritir.

Franz Kafka, Milena’ya yazdığı bir mektubunda şöyle der:

“Beklemek… Acının en saf hâlidir.”

Beklemek, görünmez bir sadakattir.

Bir cevap, bir zamanlama, bir dönüş umuduna karşı sessizce durmaktır.

Ama her bekleyişin içinde bir tükeniş de vardır.

Zaman bekleyeni eskitir.

Bu yüzden beklemek, hem bir dua, hem bir imtihandır.

Modern çağ beklemeyi küçümser.

Her şeyin hızlı olmasını ister.

Anında yanıt, anında teslimat, anında dikkat…

Ama bazı şeyler, aceleye gelmez.

Bir insanın büyümesi, bir yaranın kabuk bağlaması, bir anlamın yerli yerine oturması…

Bunlar hep bekleyerek olur.

Ve beklemek, bazen de kendine zaman vermektir.

İçini dinlemek için, kalbini duyabilmek için, kararlarının yankısını işitebilmek için…

Çünkü bir şeyin olmasını beklerken, aslında biz oluruz.

Tıpkı toprağın yağmuru beklemesi gibi:

Yağmur geldiğinde sadece su değil, toprak da değişir.

Nuh Muaz Kapan, felsefe, sosyoloji ve ilahiyat alanlarında lisans, felsefe ve din bilimleri alanında yüksek lisans eğitimi almış; bilgi felsefesi, bilim tarihi ve varlık düşüncesi üzerine yoğunlaşmıştır. Yayıncılıkla başladığı kariyerini kamu yönetimi alanında sürdürmüş; Yıldırım Belediyesi’nde kültür, sosyal işler, basın-yayın ve gençlik hizmetleri alanlarında müdürlük görevleri üstlenmiştir. Çocuklara felsefeyi ve doğayı sevdirmeyi amaçlayan kitapları (Dikkat Dinozor Çıkabilir! Kim Var Güneşin Etrafında? Hava Nasıl Oralarda? Dinogiller) ile edebiyat dünyasında tanınan Kapan, aynı zamanda düşünce yazılarıyla (Aklın ve Tekniğin Diyalektiği, Felsefe Yazıları, Sosyoloji Yazıları, Aklın ve Kalbin Diyalektiği) akademik ve toplumsal meseleleri tartışmaya açmaktadır. Trabzon’un Çaykara ilçesinde köklenen, Bolu’da yaşamış ve bugün Bursa’da ikamet eden Kapan, akademi, yazarlık ve kamu hizmetini bütüncül bir bakışla yürütmekte; düşünceyi yalnızca teoride değil, hayatın tüm alanlarında yaşatmaya çalışmaktadır.


© İnsaniyet