Uçtan Uca Şifrelenmiş Öğütler (14)
Dokunma istidadı verildi sana unutma. Dokun; bir kalbe dokun, bir kırık gönle, bir yetim sesine, kurumuş bir ekine, solmuş bir sümbüle, sönmüş bir hevese. Dokun; yıkık bir duvara, yaralı bir gemiye, kırık bir testiye, avucunda biriken duaya, dilinde büyüyen soruya. Temas ayrı şey nüfuz ayrı. Temas etmek inşa etmektir, nüfuz ihya etmektir.
Islan, ıslanmaktan sadece şemsiye üreticileri korkar. Islanmak, yağmura vefanın en güzel hikâyesidir. Hüküm giymemiştir hiç kimse yağmurda ıslanmaktan. Üstelik gözyaşını gizleyen iyi bir tarafı da vardır ıslanmanın.
Ama bir şey öğrenirsin diline üşüşen ısırgan otlarından. Bırak tek noktayı üç noktanın bile bitiremediği cümlelerin olur kimi zaman. Ve gitmenin bir kısa yolu olmadığını öğrenirsin, hicret emri alan göçmen bir kuştan.
Ne diyordu Umberto Eco; “Mutlu insanların bir hayat hikâyesi olmaz.” Kalk öyleyse, yeni bir öykü yaz, bir mutsuzluk satın al insanlardan, pazarlıksız ve sükûtun akşam pazarından.........
