Metruk Bir Kabir
Âlimler tarafından; “İslâm’ın ve Müslümanların hücceti, din önderlerinin imamı, konuşma ve ifade kabiliyeti, mantık, zekâ ve tabiat itibariyle benzeri görülmemiş bir kişi” diye nitelenen Gazâlî, kısa zamanda medrese eğitiminde kendini yetiştirip hocasına yardım edecek ve sonuçta eser telif edecek düzeye ulaşmıştır.
Gazâlî 1058 (H. 450) yılında Tûs’un Gazâle köyünde dünyaya gelmiştir. Meşhur kelâm âlimi Cüveynî’den ders aldıktan sonra Nizâmiye Medresesi’nde hocalık yapan ve bu dönemde seçkin âlimlerle birlikte verimli ilim ve tefekkür ortamına sahip olan Gazâlî, Nizâmulmülk’ten de çok hürmet görmüştür. Bu dönemde 25 kitap telif ederek verimli bir devre geçirmiş, pek çok âlim ve devlet adamı yetiştirmiştir.
Uzun yıllar Bağdat’ta kalan Gazâlî, bazen medresedeki görevini bırakır ve şehirden ayrılarak farklı zamanlarda Şam, Kudüs, Gaziantep ve Hicaz’a ziyaretlerde bulunur. Rivayetlere göre Gaziantep’te, biri kabri olmak üzere İmam Gazalî’ye ait iki önemli mekân vardır.
Aile ve memleket hasreti ağır basınca tekrar Nîşâbur’a, Nizamiye Medresesi’ndeki görevine döner. Yaşı ilerleyince de buradaki görevinden ayrılarak memleketi Tûs’a gider. Buradaki evinin yanına bir medrese ve bir han yaptırır ve kalan ömrünü ilim öğrenerek, ders vererek, sohbetlere katılarak ve eserler yazarak geçirir.
Nazik ve nezih üslubuyla, yaptığı ilmi tartışmalarla, zor mevzuları açıklamadaki zekâsıyla herkesin dikkatini çeken Gazâlî, Batı’da Abu Hâmeed ve Algazelus olarak tanınır.
Gazâlî, 18 Aralık 1111 (14 Cemâziyelâhir 505) tarihinde Tûs’ta vefat eder. Tûs, tarihte “el-Tûsî” unvanı ile bilinen başta Nizamulmülk ve Firdevsî (940-1020) ile Şerafeddin Tûsî ve Nasîrüddin Tûsî gibi tanınmış kişilerin doğduğu önemli bir şehirdir. Sonradan yakınına kurulan Meşhed şehri ise zamanla Tûs şehrini geçmiş, hatta onu mazide bırakmıştır.
Gazâlî’nin, ünlü şair Firdevsî’nin kabrinin yakınında bir yere defnedildiği bilinmektedir. İslam Ansiklopedisi’nin “Gazâlî” maddesindeki fotoğrafta yer alan türbe, Gazâlî’nin mezarı olarak adlandırılmaktadır. Burada yer alan görselin mimari yapısının, Sultan Sencer’in Merv’deki türbesiyle aynı planda olması ve Selçuklu mimari özelliklerini taşıması da yüzyıllarca buranın Gazâli’nin kabri olduğu inanışını destekler nitelik taşımıştır.
Ancak; 2007 yılında İranlı ve yabancı arkeologların yaptığı kazı ve araştırmalar sonucunda, Haruniyye Türbesi’nden........
