Peter Frankopan Trump'ın İran saldırısı, 11 Eylül'den bu yana dünya tarihinin en kritik anı
Olayların önemini meydana geldiği esnada değerlendirmeye çalışmak her zaman zordur, hatta belki de yanlıştır. Tarih ise elbette olayları daha sakin biçimde değerlendirebilmemiz için bize rahat bir nefes alabilme alanını tanır. Böylelikle aceleci yargıların yarattığı zorlukların baskısından uzak biçimde olayları soğukkanlılıkla bağlamına oturtabiliriz.
Hayatımda, olaylar yaşanırken tanıklık ettiğim şeyin tarihsel ölçekteki öneminin farkına anında vardığım üç an oldu. İlki, 9 Kasım 1989 akşamı Berlin'de sınır kapılarının açılacağı haberi üzerine kalabalıkların toplanmasıydı ve o gece duvar yıkılmaya başlamıştı. İkincisiyse elbette 11 Eylül 2001'di; 4 yolcu uçağının eşgüdümlü biçimde kaçırılmasının ardından yaşananları hepimiz izlerken dünyanın sonsuza dek değişeceği açıktı.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
O zamandan bu yana önemli, dehşet verici ya da her iki niteliğe de sahip pek çok olay yaşandı. Örneğin 7 Ekim'deki Hamas saldırıları, Ortadoğu'nun yeniden şekillenmesinde kilit bir an olarak görülecektir. Ancak bu hafta sonu gördüklerimiz, en azından benim kanaatime göre, sonuçları ve etkileri bakımından son çeyrek yüzyılın en önemli iki günü olabilir.
İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in yanı sıra ülkedeki üst düzey liderlerin önemli bir kesiminin suikastla öldürülmesi devlete yıkıcı bir darbe indirdi. Görevdeki bir devlet başkanının yabancı bir güç tarafından öldürülmesi, modern dönemde olağanüstü bir emsal teşkil ediyor. ABD ve İsrail'in İran'a saldırma kararının zorunluluktan ziyade tercihe dayanması kusurlu da olsa en azından onlarca yıldır uluslararası hukukun bir mimarisini andıran dünya düzenini daha da........
