Bu savaş kısa sürede sonlanmazsa küresel ekonomiyi harap edecek
Herkes hesabını baştan yapmaya çalışıyor. Büyük olasılıkla altına yatırım yapmış olanlar dışında kafalar çok karışık. Savaş korkusunun yanı sıra, piyasaların da korkusu zirvede! Zira ABD-İsrail-Birleşik Krallık ittifâkının, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik başlattığı saldırı, görünen o ki saldırganların hesap ettiği gibi ilerlemiyor. İran’ın çoklu askerî güçleri, farklı komuta mekanizmalarıyla savaşı bölgeye yaymakla kalmadı, küresel ekonomiye ve finansal sisteme ciddi darbeler vuran bir stratejiyi de hayata geçirdi. Bu kez, sadece hampetrol tedarikini ya da enerji fiyatlarındaki olası dalgalanmaları tartışmanın ötesinde, borsaları, tahvil piyasalarını ve ticaret koridorlarının geleceğini de tartışmak zorunda kalıyoruz. Bu savaş kısa vadede sonlandırılmazsa, tüm bunların yanı sıra, askerî stratejileri ve küresel savunma sistemlerini de uzun süre tartışacağız. Balistik füzelerden hava savunma sistemlerine kadar, İran yaptığı askerî ataklarla doğru bildiklerimizi yanlışlıyor çünkü! Savaşın maliyetleri ve ‘dayanma kapasitesi’ üzerine birkaç rakam vermekle başlayayım.
WASHINGTON’IN YANLIŞ HESABI TAHRAN’DAN DA DÖNÜYOR SANKİ!.. Gidişata bakılırsa, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı bir şekilde sonlandırması en akılcı olanı, çünkü hesaplarının hiçbiri tutmuşa benzemiyor. ABD’de seçmen desteği asgarî düzeye geriliyor, kendi ülkesinde kutuplaşmalar artıyor. Hem Trump yönetimi, hem bağlaşıkları hem de ABD küresel nefret nesnesi haline geliyor. Washington’ın emirlerinden çıkmayan ülkeler, artık her denileni yapmıyor. Avrupa Birliği (AB) içindeki çatlaklar genişliyor. Körfez ülkeleri artık ABD’nin koruma kalkanına eskisi gibi güvenmiyor. İsrail halkı, Binyamin Netenyahu’nun teopolitik hezeyanlarının bedelini ödemekten her zamankinden daha bıkkın görünüyor. Mesele bunlarla da sınırlı değil, bu savaşın faturası istisnasız bütün ülkelere çıkıyor. Yani aklı varsa Trump’ın, bir şekilde “İran’a haddini bildirdik” yalanıyla müdahaleyi sonlandırması en mantıklı karar olacak. Bunu yapıp yapmayacağını hep birlikte göreceğiz.
İRAN’IN SÜRDÜRÜLEBİLİR ASKERÎ STRATEJİSİ Yine de eğer ki ittifâk bu askerî müdahaleyi durdurmazsa neler olabileceğini hesaplamaya çalışayım. Savaşın taraflar açısından malî portesiyle başlayayım… İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki çatışmalar bugün itibarıyla onuncu gününe girdi. Savaş tam anlamıyla bir ‘yıpratma stratejisi’ne büründü. İttifâkın İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan süreçte İran, bölgedeki ABD üslerini, petrol altyapısını ve sivil yerleşimleri, ‘Şahit-136” ve benzeri insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almaya devam ediyor. Ve beklentilerin üzerinde isabet kaydedip zarar veriyor. ABD yapımı Patriot hava savunma sistemleri, İran’dan gelen İHA ve balistik füzelere karşı yüzde 90 civarında bir başarı oranıyla çalışmasına çalışıyor da, bunun bedeli ekonomik açıdan çok ağır ve bildiğimiz kadarıyla da yeterli mühimmat yok.
20 BİN DOLARLIK ‘ŞAHİT-136’YA KARŞI 4 MİLYON DOLARLIK PATRIOT SAVUNMASI Bir kıyaslama yapayım, iki taraf arasındaki maliyet uçurumu daha iyi anlaşılsın: Bir ‘Şahit-136’nın maliyeti yaklaşık 20 bin dolar, onu düşürmek için kullanılan tek bir Patriot füzesinin maliyeti ise yaklaşık 4 milyon dolar! İran hem ittifâkın bölgedeki mühimmatını bitirmeyi hem de Körfez ülkelerinin füze ve İHA saldırılarından yılıp ABD ve Birleşik Krallık’a savaşı durduması için baskı yapmasını hedefliyor. İran saldırganların ve bölgedeki müttefiklerinin yumuşak karnını çok iyi tespit etmiş durumda ve kısıtlı kaynaklarına rağmen darbeler indiriyor. Körfez ülkelerinin hava savunma mühimmatları azalmış durumda… Büyük olasılıkla Katar’ın hava savunmasında pek bir şey kalmadı. Bu sebeple, Doha çatışmanın bir an önce sona ermesi için Washington’a baskı yapmaya başladı. Bahreyn,........
