menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Umudun meşruiyeti

44 17
19.02.2026

Meclis süreç komisyonu çalışmalarını tamamladı ve dün nihai raporunu oy çokluğu ile kabul etti.

Eleştirilere maruz kaldı, şerhler düşüldü ve bunların hepsini de sonuna kadar hak etti bu rapor.

Ama iyi ki kabul edildi ve yola devam edilecek.

Eleştirenler haksız değil.

Çünkü dertler bir değil, bin bir derdi var bu memleketin.

Demokrasi, adalet, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, her türlü ayrımcılığın sona ermesi, kadınların erkek şiddetine karşı mücadelesi, zeytin ağaçlarının, kurdun kuşun hakkı, emeklilerin ve tüm emekçilerin nsanca yaşayacak ücret talebi.

Ama bir derdi var ki yüzyılın yükünü taşıyor ve diğer her bir derdinin üzerinde karabasan gibi dolanıyor.

Kürtlüğün hukuk dışı bir alanda tutulması, yalnızca Kürtleri etkilemedi çünkü. Aksine, bu “istisna alanı” zamanla ülkenin geneline yayıldı.

Bir yerde askıya alınan hukuk, başka bir yerde de askıya alınabildi. Kürtler için kurulan olağanüstü düzen, batıda da normalleşti.

Bugün kayyım uygulamalarının, uzun süreli haksız tutuklamaların, keyfi yargı pratiklerinin bütün muhaliflere uygulanıyor olması, Kürtlerin hukuk dışında bırakılması ile doğrudan alakalıdır.

Buradan devam edersem;

Raporun giriş bölümündeki ifadenin, bu sürecin en can alıcı meselesi ve olmazsa olmazı olduğunu düşünüyorum.

Sürecin en belirleyici aşamasının “PKK’nin silah bırakması olduğu” vurgulanıyor raporda.

Çünkü çatışma çözümünün ilk aşaması silah bırakmaktır.

Adı bir türlü konamayan ya da herkesin kendi meşrebince ad verdiği bu süreç nedir derseniz?

Benim cevabım şu olur:

Şiddeti/çatışmayı sona erdirmek ve bu cumhuriyetin Kürtleri eşitlik hukuku ile yasallığına kabul etmesi sürecidir bu.

Barış bir mimari yapı ise mimarlardan biri de Abdullah Öcalan’dır.

Çatışma çözümü ve barış süreçlerinin tabiatı gereği böyledir.

Başka türlü olmaz ki…

Hiçbir yerde başka türlü olmamış ki.

Bu aşamanın yalnızca silahın sona erdiğinin ilanı değil, aynı zamanda........

© İlke TV