menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sürünün Çocukları

10 0
27.08.2026

Yaylalarda çocuklar, aileleriyle birlikte süregelen çobanlık geleneğinin bir parçası olarak büyüyordu. Modern hayatta çocukluk okul sıraları, planlı etkinlikler ve dijital teknolojilerle tanımlansa da, çoban çocukların yaşamı doğayla, hayvanlarla ve kuşaklar boyunca aktarılan bilgiyle iç içe şekilleniyordu.

Çocuk çobanlar, küçük yaşlardan itibaren hava koşullarını okumayı, hayvan davranışlarını gözlemlemeyi, zorlu arazilerde yön bulmayı ve doğanın döngülerini anlamayı öğreniyordu. Bu bilgi, yalnızca kitaplardan değil; günlük yaşamın içinde, deneyim ve gözlem yoluyla ediniliyordu.

Siirt’in Pervari ilçesine bağlı Katis Yaylası’nda bir Berivan. Beş yaşındayken sürüyle birlikte yaylaya çıkmaya başlamış.

“Çoban köpekleri olmadığı için sürünün kontrolünü erkek kardeşlerim ve babam ile paylaşıyordum.”

Berivan sadece sürü ile ilgilenmekle kalmıyor , günün erken saatlerinden itibaren günlük her türlü işe yardım ediyordu.

‘Yaylada hayat sabahın erken saatlerinde başlardı. İki kardeşim ve babamla birlikte sabah erkenden kalkar, yayladaki çadırlarımızdan köye inerdik. Bahçemizde ceviz, fıstık, elma, erik, vişne, kayısı, dut, nar, armut, üzüm ve incir ağaçları vardı. Ayrıca bahçemizde domates, biber, patlıcan ve salatalık yetiştirirdik. Topladıklarımızı yaylaya götürür, komşularımızla paylaşırdık.”

“Bizim keçi sürümüz vardı. Keçi gütmek koyun gütmekten daha zordur. Keçiler daha bağımsızdır ve sık sık sürüden ayrılmak isterler. Bu nedenle sürekli dikkatli olmak gerekirdi. Yoldan çıkan keçileri geri döndürmek için yanlarına taş atardık; amaç onların yönlerini değiştirmekti.”

“Bir gün keçiler ağaçların altında dinlenirken ben de onların arasında uyuyakalmışım. Babam beni bulamayınca endişelenmiş. Adımı uzun süre seslenmiş ama........

© İlke TV