Dersim’in dağları ve ah’ları
Gülistan Doku cinayeti artık sır değil. Tıpkı Dersim’de yaşananlar gibi. Kayıp kızlar gibi. Gülistan Doku Dersim’in son kayıp kızıdır.
Munzur Kültür ve Doğa Festivali için yazmayı düşünüyorken, aklıma Adnan Yücel’in iki şiiri düştü. Kıymetli bir şair. Ankara’da şiirin sevildiği ve çokça derginin çıktığı yıllar. AYKO dönemi. Benim uğrak mekânım olan Zafer Çarşısı’nın havası… Enver Gökçe, Yaşamı ve Bütün Şiirleri kitabıyla tanışmam ve sonrası. Kütahya’da öğrenciyim. Sık sık Ankara’ya geliyorum. Yıba Çarşısı ve Rüzgârlı Sokak. Adnan Yücel’in Acıya Kurşun İşlemez kitabı. Şiire tutkun olduğum en hızlı zamanlar. Dersim Dağları şiirini gördüğüm kitap ve sonra kafamda canlanan Şiirlerin Diliyle Dersim antolojisi için kolları sıvamam… Ölümlerden gidiyoruz nedense. Oysa bir şeyin farkındayız. Ölülerimiz yok bizim. Hepsi yaşayan değerler. “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” yaşayacaklar. Kalbimizde ve dilimizde hep dizeleri. Yürekle ve yürekten seviyoruz sevdiklerimizi. İhanet çok uzağımızda. 24 Temmuzda yitirmişiz Adnan Yücel’i. Bir başka 24 Temmuz’da Didem Madak’ı. Ah’larımız çok. Çoğalmışız Ah’larla. Şiir ise ahlarımızın ortağı, taşıyıcısı, içimize rehber.
Munzur Kültür ve Doğa Festivali için diyeceğim şeyler çok. Ancak “Tarih yüzlü yaşlılar söyledi duydum.” Onların kerameti ve duygusu beni şiire taşıyor. Şiirsiz bir Munzur coşkudan uzak akacaktır hep. Şiir “Munzur’un yarasını” söyler “Harçik boylarında” ve “Fırat’ın Bağrına sabrını sağar.”
Dersim ülkenin kanayan yarası. Bir şekilde adı hep gündemde. Gülistan Doku’nun ahı var o suda, o topraklarda. Dersim hep yaralı, Dersim hep acılı ve çok ağıtlı. Neler anlattı yaşlılar ve neler yaşandı o topraklarda, o dağlarda? Gülistan Doku cinayeti artık sır değil. Tıpkı Dersim’de yaşananlar gibi. Kayıp kızlar gibi. Gülistan........
