menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerine 7 ay kala: Güncel gelişmeler çerçevesinde LFI

20 0
08.10.2026

Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşıyor. 18 Nisan 2027’de 1.tur, 2 Mayıs 2027’de 2.tur seçimleri yapılacak. Onlarca isim adaylığını ilan etse de resmi aday sayısı seçimden önceki haftalarda 500 imza barajını aşmayı başaran isimlere göre netleşecek. Aday olmak için en az 500 seçilmiş yetkilinin (milletvekili, senatör, belediye başkanı vb.) imzası/sponsorluğu (parrainages) gerekli.

Aşırı sağ aday Marine Le Pen ile radikal (anaakım medyaya göre aşırı) sol aday Jean-Luc Mélenchon (La France Insoumise lideri), bazı anketlere göre 2027 Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nin en güçlü iki adayı. Her iki siyasetçi de bu seçimle birlikte cumhurbaşkanlığı için dördüncü kez yarışmış olacak.

Bir önceki seçim: 2022 yılındaki son seçimin ilk turunda Emmanuel Macron oyların '.84’ünü (9 milyon 783 bin oy), Le Pen #.25 (8 milyon 133 bin 828 oy), Melenchon ise !.95’ini (7 milyon 712 bin 520 oy) almış, Macron ve Le Pen ikinci tura kalmıştı. Fransa iç siyasetinde çok sık kullanılan “Faire barrage à Le Pen” (veya genel kullanımıyla Faire barrage au Rassemblement National / à l’extrême droite = Le Pen’in / Aşırı sağın önünü kesmek / engellemek) deyişi başarı getirmiş, Macron başkan seçilmişti.

Bu yazı, başkanlık seçimi yaklaşırken, cumhurbaşkanlığı seçiminde adayı Jean Luc Mélenchon olan LFI’nin (La France Insoumise/Boyuneğmeyen Fransa) son 2 haftadır gündemde olan konularla ilgili yaklaşımını göstermek amacındadır.

Eğitmen kadrosunun yarısının bulunmadığı Créteil’de bir lisede (Saint-Exupérie de Créteil Lisesi) başlayan ve tüm ülkeye yayılan eylemler; öğretmen, psikolog, hemşire, müdür yardımcısı gibi pozisyonlardaki eksikliklere, ısınma ve sağlık alanlardaki yetersizliklerin katlanılamaz hale gelmesine dikkat çekiyor.

Medyada bu eylemlere Blocus des lycées deniyor ve eylemciler de bunu reddetmiyor; bunun anlamı şu: Okul binalarına erişimin engellenmesi. Fransa’da toplam 3700’e yakın lise bulunuyor ve bu eylemlerden şimdiye kadar 1000’den fazla lise etkilenmiş durumda. Eylemlerin öne çıkan destekçileri arasında LFI ve lise sendikası USL (L’Union Syndicale Lycéenne) bulunurken; hükümet ve sağ muhalefet, LFI’yi ateşi söndürmek yerine büyütmekle itham ediyor. İthamı daha da büyütenler var: Örneğin, Les Républicains (LR) partisinin lideri ve cumhurbaşkanlığı adayı ve aynı zamanda Vendée bölgesi senatörü Bruno Retailleau, LFI’nin yasaklanması önerisini BFM TV’ye verdiği röportajda ülke gündemine soktu.

29 Eylül’de France Inter’e konuşan LFI Ulusal Koordinatörü Manuel Bompard “Talepleri sadece eğitim şartlarını iyileştirmek olan liselilerin mobilizasyonunu destekliyoruz” diyor France Inter’den Benjamin Duhamel’e. Duhamel’in “Siyasi bir hareketin lise eyleminin yayılmasını teşvik etmesi doğru mu peki?” sorusuna “Evet” diyor Bompard, “Liselilerle bir diyalog yolu açmaya bile reddeden bir hükümet var. Bu durumda liselilerin eylemlerini arttırmaya çalışmaları doğal” diye cevaplıyor. Bompard, Saint-Denis’nin LFI’li belediye başkanı da kendi bölgesinin bir lisesinde (Paulard Lisesi) eylemlere katılan Bally Bagoyoko’nun yangını söndürmeye çalıştığını, dikkatli olmayı telkin ettiğini vurguluyor. Mélenchon ve diğer LFI milletvekilleri, her zaman için barışçıl yolları savunduklarını, liselilerin taleplerini dile getirmek ve eylem yapmak için LFI’ye ihtiyaçları olmadığını belirtiyor. Saint-Denis’nin LFI’li belediye başkanı Bally Bagoyoko’nun eylemler sırasında sarfettiği “Şiddet meşru da olabilir” sözünün Fransa’nın devrimler tarihine atıf yapılarak söylendiği ifade ediliyor.

“Sendikaların araştırmalarına göre iki kurumdan birinde öğretmen eksikliği var. Bu şartlarda hükümet hala daha milli eğitim bütçesinde tasarruf etmeye çalışıyor” diye ekliyor Manuel Bompard. Clemence Guette de liselilerin, okumak için insani, basit koşullar talep ettiklerini, 40’tan fazla kişilik sınıflarda sağlıksız koşullarda bulunduklarını, Milli Eğitim’de eksiklikler (sosyal hizmet uzmanları, okul yaşamı personeli [gözetmenler], hemşireler) olduğu için eylemler olduğunu ifade ediyor.

25 Eylül 2026 bildirisinde LFI, üniversiteye geçiş sistemi olan Parcoursup yüzünden bu eğitim-öğretim döneminde 126.652 öğrencinin (her 8 öğrenciden 1’inin) yükseköğrenimin dışında kaldığını ifade ediyor. Bu durumun her geçen yıl kötüleştiği; açıkta kalan aday sayısının 2023’te 77.000 iken, 2025’te 103.582’ye yükseldiği, yani sadece 3 yılda yüzde 64,5 oranında ciddi bir artış yaşadığı vurgulanıyor. Bu seçici sistemin, hükümetlerin kasıtlı kemer sıkma politikalarından........

© İlke TV