Munzur’un suyu çekildi, yalanınız kurudu: Söyleyin Gülistan’ın bedeni nerede?
Dersim’in göğü bugün sadece bulutlarla değil altı yıllık bir organize utancın kurşuni yüküyle çöküyor şehrin üzerine. Rüzgâr sert esiyor ama bizi üşüten vadinin ayazı değil o rüzgârın kanatlarına takılan sahipsiz bir feryat. Bugün Munzur dilsizliğini bozuyorsa bu bir rastlantı değil; “intihar” yalanı bir annenin dualarıyla ördüğü o devasa sabır duvarına çarptı ve nihayet paramparça oldu. Ancak yalanın enkazı kalkarken ortada hala devasa, kanlı ve soğuk bir boşluk duruyor. Soruyoruz: Gülistan’ın bedeni nerede?
Sahne çöktü, hakikat çıplak
5 Ocak 2020’den beri bizi o paslı korkuluklara bakmaya, Munzur’un hırçın akıntısında teselli aramaya mahkûm ettiniz. “Kızınız burada” dediniz, “akıntıya kapıldı” dediniz. Bir illüzyon kurdunuz; devletin tüm imkânlarını, helikopterlerini, dalgıçlarını bir “yokluğu” aratmak için seferber ettiniz.
Oysa bugün anlıyoruz ki hakikat o suların dibinde değil, mülki amirlerin “bozuk” denilen kamera kayıtlarında, makaslanan CD boşluklarında ve o karanlık odalarda boğulmuş. Şimdi o........
