Otoyol ve köprüler kamuda kalmalı, geçişler ücretsiz olmalı
2025 yılı Eylül ayında ABD merkezli bir ajans tarafından yayımlanan, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprülerinin özelleştirileceğine ilişkin haber, 2026 yılının başlarında yeniden gündeme gelmiş, köprü ve otoyolların özelleştirilmesinin tüm yönleriyle araştırılması için verilen önergenin TBMM’de görüşülmesi reddedilmişti.
5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararında, bir dizi özelleştirme kararının yanında, Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan bazı otoyollar ve çevre yollarının özelleştirilmesinin yanı sıra, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 15/10/2010 tarihli kararı ile özelleştirme kapsamına alınan otoyol ve köprülerin özelleştirme işlemlerinin 31/12/2031 tarihine kadar tamamlanması kararı da yer aldı.
Kararın yayımlanmasından sonra siyasi partiler, sendikalar ve meslek örgütleri karara karşı çıkan çeşitli açıklamalar yaptılar. Açıklamalarda otoyol ve köprülerin halkın malı olduğu, sermayeye devredilemeyeceği ve özelleştirilmesi halinde işletme hakkını alacak şirketlerin ne kadar kâr elde edecekleri ön plana çıktı.
Şubat ayında özelleştirmelerin gündeme geldiği günlerde, 20 Şubat 2026 tarihinde İlke TV’de “Otoyollar ve Köprüler Ücretsiz Olmalıdır” başlıklı yazım yayımlanmıştı. Bugünkü yazıma otoyolların ve köprülerin kamuda kalması başlığını da ekledim.
Özelleştirme kararından sonra kamu makamları tarafından yapılan açıklamalarda, “Bu bir satış değil, işletme hakkı devridir” denilmektedir. Doğrudur; satış olmayacak, mülkiyet devredilmeyecek. Ancak Karayolları Bölge Müdürlükleri bünyesinde dağılmış olan 25 adet Otoyol Bakım İşletme Şefliği ile iki Köprü Bakım Başmühendisliğindeki tüm varlıkları, 30 yıl süreyle işletme hakkını alan şirket işletecek.
“Yol yaptık, köprü yaptık” diyenler, sanırım şimdi “Onları da sattık” diyecek.
AKP iktidarında işletmeye açılan otoyol ve köprülerin çoğu zaten Yap-İşlet-Devret ya da Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) denilen projelerle yapıldı. Bu projelerde yüklenicilere verilen garanti geçişlerin yanında, ek olarak bütçeden ödeme yapıldığı da bilinmektedir. Bu projelerden Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün sözleşmedeki işletme süresi 2024 yılında doldu. Ancak çeşitli nedenlerle işletme süresi uzatıldı ve kamuya devir tarihi 2028 yılına ertelendi.
Özelleştirmeler emekçiler aleyhine yapılan düzenlemelerle birlikte yürüdü
Çalışma yaşamının esnekleştirilmesi politikaları, sermayeye dikensiz gül bahçesi yaratmanın aracı olarak gündeme geldi. İş yasası, sendikalar yasası, iş sağlığı ve güvenliği yasası ile dikensiz gül bahçesi yaratıldı. Sendikalaşma, toplu sözleşme ve grev hakkının kullanılmasının önüne çıkartılan engeller, işten çıkarmalar ve uzun çalışma süreleri özelleştirme uygulamaları ile birlikte yürüdü.
Hakları elinden alınmış, etkisizleştirilmiş bir emek hareketi, özelleştirmeye karşı mücadelede başarılı olamadı. Sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütlerince oluşturulan Özelleştirme Karşıtı Platform ve Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Platformu (KİGEM), 1990’lı ve 2000’li yıllarda özelleştirmeye karşı birlikte mücadelenin ana eksenlerinden olsa da AKP iktidarında özelleştirilmeyen kamu kaynağı neredeyse kalmadı. Ormanlar,........
