Gerçeklikler, Geçenler ve Göçenler (Termodinamik Bağlamda ve Felsefi Hatta Tecrübi)
Dün ile Bugün Arasında Bir Isı Köprüsü
Geçenlerde Kayserinin eski bir çarşısında, bir zamanlar yakından tanıdığım bir ütücünün önünden geçtim. Dükkân kapanmış, kepenkte “Satılık” yazıyordu. Usta rahmetli olmuş, oğlu da başka bir şehre göçmüş. İçerde sanki hâlâ ütünün yarı yanık kokusu duruyordu.
İşte o an anladım: Gerçeklik dediğin, termodinamiğin birinci yasası gibi. Enerji yok olmaz, sadece biçim değiştirir. Dükkân yok oldu ama ustanın teri, o ütünün yanık kokusu, ustanın aktardığı tecrübeleri hâlâ havada asılı. Bir yerden bir yere aktı. Geçenler var: Zaman, insanlar, kepenkler. Göçenler var: Usta, oğlu, çarşının ruhu. Ama gerçeklik? O hiç göçmüyor. Sadece hal değiştiriyor. Tıpkı su gibi: buhar, sıvı, buz.
Entropi: Göçenlerin Sessiz Şahitliği
Termodinamiğin ikinci yasası der ki: İzole bir sistemde entropi hep artar. Yani düzen, düzensizliğe akar. Biz buna “eskime” deriz, “bozulma” deriz, “adam kalmadı” deriz.
Kayseri’de 70’lerde 27 Mayıs Caddesi’nde yürürdün. Herkes birbirini tanırdı. Dükkânlar şimdiki gibi değildi, selam almadan geçemezdin. Entropi düşüktü, düzen vardı. Şimdi aynı caddede dükkânlar aynı olsa da içleri değişmişti, caddede arabadan geçilmiyor, kimse kimseyi tanımıyor. Entropi fırlamış, düzen kalmamış, bunu kimse fark etmiyor...
Göçen ne? İnsanlar. Şükrü Malaz İlkokulu’nun bahçesinde top oynayan çocuklar göçtü. Kimi Almanya’ya, kimi toprağa. Geçen ne? Zaman. Tabeladaki “Tuz(la) Gölü” gitti,........
